KATEGORİLER:

-------------------------------------------------------------------
SCUM manifesto


 ( Valerie Jean Solonas
Çocuklugunda babasinin cinsel tacizine ugrayan solonas, 15 yasinda sokaklarda yasamaya baslar. 17 yasinda çocuk sahibi olan ve sonrasinda hayatini büyük ölçüde fahiselikten kazanan, homoseksüel kimliginden çok erkek düsmaligiyla taninan yazar, 1966 yilinda yazdigi oyunu okumasi için avangard filmlerin unutulmaz yönetmeni Andy Warhol’a gönderir. Warhol kendisine yanit vermez ama bir filminde küçük bir rol verir. 1968 yilinda birgün Warhol’un stüdyosuna gidip sanatçiyi vurur. Bu olaydan sonra hayati hapishane ve rehabilitasyon merkezleri arasinda geçer. 1988’de uyusturucu bagimliligi sonrasinda akciger iltihabi yüzünden ölür.)



SCUM manifesto (1)

Valerie SOLANAS


Toplumumuzda yasamin tam bir can sikintisi olmasi ve toplumun hiç bir yönüyle kadinlarla ilgili olmamasi sebebiyle, toplumsal kaygilari olan, sorumluluk sahibi, heyecan arayan kadinlara yalnizca hükümeti devirmeki parasal sistemi ortadan kaldirmak, tam otomasyonu saglamak ve erkek cinsini yok etmek kalmaktadir.

Artik erkeklerin yardimi olmadan (ve ayni nedenle kadinlarin da yardimi olmadan) çogalmak ve yalnizca kadin üretmek teknik olarak mümkündür. Bunu yapmaya hemen baslamaliyiz. Erkeklerin varligini sürdürmesi için, üreme bile geçerli bir sebep olmamaktadir. Erkek biyolojik bir kazadir: Y (erkek) geni, eksik bir X (disi) genidir, yani eksik bir kromozom grubuna sahiptir. Baska bir deyisle, erkek eksik bir disidir, yürüyen bir basarisizliktir (2), daha gen asamasinda vazgeçilen bir basarisizlik. Erkek olmak yetersiz olmaktir, duygusal olarak eksik olmaktir; erkek olma durumu, eksiklik hastaligidir ve erkekler duygusal açidan özürlü yaratiklardir.

Erkek tam anlamiyla benmerkezcidir, kendi içinde hapsolmustur, baskalarini anlama, sevme baskalariyla özdeslesme, arkadaslik kurma, duygulanma, sevkat yeteneginden yoksundur. Tamamen izole edilmis, baska biriyle iliski kuramayan bir birimdir. Tepkileri tümüyle midesindendir, beyninden degil; zekasi, yalnizca güdülerine ve ihtiyaçlarina hizmet eden bir araçtir; akilsal tutku, akilsal etkilesim yeteneginden yoksundur; kendi fiziksel duyulari disinda bir seyle baglanti kuramaz. Yari ölü, tepkisiz bir kütledir, zevk, mutluluk veremez ve alamaz; sonuç olarak, en iyi haliyle tam anlamiyla bir can sikintisi, zararsiz bir yigindir, çünkü yalnizca baskalariyla ilgilenenler çekici olabilir. O, insanlar ile maymunlar arasindaki alacakaranlik kusagindan hapsolmustur, ve maymunlardan da kötü durumdadir, çünkü maymunlarin aksine pek çok olumsuz duyguya sahiptir – nefret, kiskançlik, hor görme, igrenme, suçluluk, utanç, kusku – ve dahasi ne oldugunun ve ne olmadiginin farkindadir.

Tamamen fiziksel duyulariyla hareket etse de, erkek damizlik olarak da uygun degildir. Mekanik becerisi oldugu varsayilsa da, ki pek az erkek buna sahiptir, her seyden önce, lokmasini sevkle, sehvetle isiramaz, bunun yerine suçluluk, utanç, korku ve güvensizlik duygulari, erkek dogasinda köklesmis olan duygular onu yer bitirir ve yalnizca en ileri egitim bu duygulari azaltabilir; ikinci olarak, sahip oldugu fiziksel duygular sifira yakindir; ve üçüncü olarak partneriyle duygusal yakinlik kurmamaktadir, nasil becerdigi, nasil A kalite bir performans sergiledigi, boru döseme isini nasil basardigi düsünceleri ile bozmustur. Bir erkegi hayvan olarak nitelemek, onu övmektir; o bir makinedir, yürüyen bir vibratördür. Sik sik erkeklerin kadinlari kullandiklari söylenir. Kullanmak? Ne için? Tabii ki zevk için degil.

Suçluluk, utanç, korku ve güvensizlik duygulari tarafinda yenip bitirilen ve, sansliysa, zar zor farkedilen bir fiziksel duygu elde eden erkek, yine de, cinsel iliski fikrine takintilidir; dostcanlisi bir vajinanin onu bekledigini düsünüyorsa bir sümük nehrinde yüzebilir, bir kusmuk denizinden geçebilir. Küçümsedigi bir kadini, herhangi bir firlak disli kocakariyi yataga atabilir, ve, dahasi, bu firsat için para öder. Neden? Fiziksel gerilimden kurtulmak yanit olamaz, masturbasyon bunun için yeterlidir. Egosunun tatmin edilmesi olamaz; cesetler ve bebeklerle cinsel iliskiyi açiklayamaz bu.

Tamamen benmerkezci oldugu, mantiksal iliski ve duygusal özdeslik kurmayi beceremedigi için ve büyük, yaygin ve daginik bir cinsellige sahip oldugu için, erkek fiziksel olarak pasiftir. Den nefreteder, bu yüzden bunu kadinlara atfeder ve erkekleri aktif olarak tanimlar, sonra da aktif oldugunu kanitlamaya girisir (“erkek oldugunu kanitlar”). Bunu kanirtlamak için en önemli yöntemi, cinsel iliskidir (Büyük Organli büyük Adam, Büyük Lokmayi koparir). Bir hatayi kanitlamaya çalistigindan; bunu tekrar tekrar kanitlamak durumundadir. Bu yüzden cinsel iliski, pasifolmadigini, kadin olmadigini kanitlamak için umutsuz, güdüsel bir girisimdir; ama o pasiftir ve bir kadin olmayi istemektedir.

Eksik bir kadin oldugundan, erkek yasamini kendini tamamlamaya, bir kadin olmaya çalisarak geçirir. Bunu, sürekli bir kadin arayarak, onunla dost olarak, birlikte yasayarak ve birleserek yapmaya tesebbüs eder – bütün kadinsi özelliklerin – duygusal güçlülük ve bagimsizlik, etkileyicilik, dinamiklik, kararlilik, sakinlik, nesnellik, israrcilik, cesaret, bütünlük, canlilik, yogunluk, karakter derinligi, çekicilik, vs – kendinde varoldugunu söyler ve bütün erkek özelliklerini – kibir, havailik, anlamsizlik, zayiflik, vs. – kadinlara yansitir. Fakat, belirtilmelidir ki erkekgin kadinlara üstün oldugu bir parlak alan vardir – halkla iliskiler. (Milyonlarca kadini, kadinin erkek, erkegin kadin oldugu kousunda ikna ederek çok parlak bir is yapmistir.) Kadinin annelik ve cinsellik yoluyla tatmin bulmasi konsundaki erkek iddiasi, erkeklerin kadin olsalardi ne ile tatmin olacaklarini yansitan bir iddiadir.

Baska bir deyisle, kadinin penis kiskançligi yoktur; erkeklerin vajina kiskançligi vardir. Erkek pasifligini kabul ettigi ve kendini kadin olarak tanimladigi (erkekler de, kadinlar gibi erkeklerin kadin, kadinlarin erkek oldugunu düsünür) ve travesti oldugu zaman, becerme arzusunu yitirir (ayni sebepten herhangi baska bir sey arzusunu da; ve sapiklar kraliçesi olarak kendini tatmin eder) ve penisini kestirir. Sonra “kadin olarak” devamli ve daginik cinsel bir duygu elde etmis olur. Bir erkek için becerme, kadin olma arzusuna karsi bir savunmadir. Cinselligin kendisi bir yüceltme hareketidir.

Kadin olmamasini, iliski kurma ve tutku yeteneksizligini kompanse etme takintisi yüzünden erkek, dünyayi bir bok yigini haline getirmistir. Sorumlu olduklari sunlardir:


SAVAS

Erkekgin kadin olmamasini telafi etmek için normal yöntemi, yani Büyük Silahini çikarmak, çok yetersiz biryöntemdir, çünkü onu yalnizca sinirli seferde çikarabilir; bu yüzden onu gerçekten büyük birölçüde çikarir ve bütün dünyaya kendisinin bir “Erkek” oldugunu kanitlar. Tutkulari ve duygusal özdeslik yetenegi olmadigindan, erkekligini kanitlamasi sonsuz adette sakatlamaya ve aci çekmeye ve kendi cani da dahil olmak üzere sonsuz adette cana malolur – kendi cani degersiz oldugundan, elli veya daha fazla yil boyunca zar zor ve zevksiz bisekilde yasamaya devam edecegine bir zafer isigi içinde ölmeyi tercih eder.


IYILIK, NAZIKLIK VE “SAYGINLIK”

Her erkek, derinlerde biryerde, degersiz bir pislik oldugunu bilir. Hayvanlik bilinciyle ezilen ve bundan utanç duyan, kendini ifade etmek degil, baskalarindan fizikselligini, benmerkezciligini, baska erkeklere karsi hissettigi nefret ve horgörüyü saklamayi isteyen, ve kendinden de baska erkeklerin hissettigini düsündügü nefret ve hrogrüyü saklamak isteyen; en küçük bir duygu gösterisi karsisinda altüst olan, kabaca yapilanmis bir sinir sistemi olan erkek, en küçük bir duygu kirintisi veya ters bir fikre izin vermeyen, mükemmel bir nezaket temin eden, “sosyal” bir kodkabul ettirir. Yapmaciklik ile kaplanmis, “Sevisme”, “cinsel birlesme”, “iliskiye girme” gibi terimler kullanir (erkekler için “cinsel iliskiler” gereksizliktir); maymunun üzerindeki elbise.


PARA, EVLILIK VE FAHISELIK;
IS VE OTOMASYON KULLANAN TOPLUMUN ENGELLENMESI

Para ve herhangi birinmnin günde en fazla iki veya üç saatten fazla çalismasi için insanlarn herhangi bir sebebi yoktur. Bütün yaraticilik gerektirmeyen isler (uygulamada, günümüzde yapilan bütün isler) uzun zaman önce otomasyon tarafindan halledilebiliridi, ve parasiz bir toplumda herkes her istediginden istedigi kadar alabilirdi. Ama para-is sistemini devam ettirmek için insanlik disi, erkekçe sebepler vardir:

1. Vajina: Kendi çok yetersiz benligini küçümseyen, kendi benliginin çaresizligi ve derin, büyük yalnizligi tarafindan ezilen, kendini tamamlamaumuduyla herhangi bir kadina baglanmayi isteyen, altina dokununca altin olacagi mitine inanan erkek, kadinlarin devamli esligine özlem duyar. En düsük kadinin esligi bile, kendi kendinin veya, kendi iticiligini hatirlatacak baska bir erkegin esligine tercih edilir. Ama kadinlar, çok genç veya çok hasta olmadiklari sürece, erkeklere eslik etmek için zorlanmali veya parayla kandirilmalidirlar.
2. Düsünemeyen erkege, bir yararlilik hayali ve çukurlar kazip, sonra onlari tekrar doldurarak, varligini hakli çikarmasinin saglanmasi. Bos zaman erkegi kourkutur, çünkü o zaman kendi gülünç benligini düsünmekten baska bir sey yapamaz. Dmantiksal iliski kurmayi veya sevmeyi becermediginden, erkek çalismak zorundadir. Kadinlar ilgi çekici, duygusal açidan tatmin edici, anlamli etkinlikler arzular, fakat buna imkanlari veya yetenekleri elvermediginden, bos kalmayi tercih ederler ve kendi seçtikleri yollarla zamanlarini öldürürler – uyumak, alisveris yapma, bowling, bilardo, kart ve diger oyunlari oynamak, üremek, okumak, ortalikta dolasmak, gündüz düsleri kurmak, yemek, kendileri ile oynamak, hap kullanmak, sinemaya gitmek, analiz edilmek, yolculuk yapmak, köpek ve kedi beslemek, kumsalda vakit öldürmek, yüzmek, televizyon seyretmek, müzik dinlemek, evlerini dekore etmek, bahçeyle ugrasmak, dikis dikmek, gece kulübüne, dansetmeye, misafirlige gitmek, “kafalarini gelistirmek” (kurslara gitmek) ve kültürelaktivitelerde bulunmak (ders almak, oyunlar, konserller, “sanatsal” filmler). Dolayisiyla, cinsler arasinda tam ekonomik esitlik varsayilsa bile, kadinlarin çogu erkeklerle birlikte yasamayi veya sokaklarda sürtmeyi tercih ederler, böylece günlerinin çogunu baskalari için sikici, aptallastiran, yaratici olmayan isler yaparak, hayvanlardan veya makinelerden daha degersiz nesneler olarak çalisarak, veya en iyi durumda – “iyi” bir is bulmuslarsa - pislik yigininin yönetimine katkida bulunarak geçirmek yerine zamanlarinin çogunu kendileri için harcarlar. Bu sebeple, kadinlari erkek kontrolünden tamamen kurtaracak sey, para-is sisteminin ortadan kaldirilmasidir, sistemin içinde, erkekler ile ekonomik esitligi saglamak degil.
3. Güç ve kontrol. Kadinlarla kisisel iliskilerinde beceriksiz olan erkjek, paranin, paranin kontrol ettigi seylerin ve insanlarin, baska bir deyisle herseyin ve herkesin kullanilmasi yoluyla genel beceri ve kontrol saglar.
4. Sevgi ikamesi. Sevgi veya duygu verme yeteneginden yoksun olan erkek, para verir. Bu onun anaç hissetmesini saglar. Anne süt verir; o ekmek verir. O Ekmek Kazanan”dir.
5. Erkege bir amaç verir.O anin zevkini çikarayan erkiek, heyecanla bekleyecek birseye ihtiyaç duyar, ve para ona sonsuz, tükenmeyen bir amaç saglar. 80 trilyon dolarla ne yapabilecegini bir düsün – yatirim yaparsin! Ve üç yil sonra 300 trilyon dolarin olur !!!
6. Erkegin kontrol ve manipüle etmek için temel aracini saglar – babalik.


BABALIK VE AKIL HASTALIGI (KORKU, KORKAKLIK, UTANGAÇLIK, KÜÇÜKDÜSME, GÜVENSIZLIK, PASIFLIK)

Anne çocuklariiçin en iyi olani ister; Baba yalnizca baba için en iyi olani ister, bu da huzur, sessizlik, seref (“saygi”) hayalinin tesviki, kendisi (statüsü) için iyi düsünme ve kontrol ve manipüle etme, veya “aydinlanmis” bir babaysa, “yol gösterme” olanagidir. Buna ek olarak, kizini cinsel olarak arzular – evlilikte kizinin elini verir (3); diger ksimi kendisi içindir. Annenin aksine Baba, çocuklarina hiç teslim olmaz, çünkü ne pahasina olursa olsun kararlilik, etkililik, her-zaman-dogruluk ve güçlülük hayalini sürdürmesi gerekir. Kendi kararlarini verememek, insanin dünya ile basa çikma konusunda güvensizligine ve mevcut durumu pasif bir sekilde kabullenmesine sebep olur. Kimi zaman kizsa da, Anne çocuklarini sever; kizginlik da çabucak söner ve sürdügü sürece bile sevgi ve temelkabullenme durumunu dislamaz. Duygusal olarak hasta olan Baba çocuklarini sevmez; onlari onaylar – yani onlar “iyi”, hos, “saygili”, ittatkar, iradesine hizmet eden, sessiz olmak ve Baba”nin kolayca rahatsiz olan sinir sistemini en kolay alt üst edecek sey olan, öfke gösterilerinde bulunmazsa – baska bir deyisle pasif sebzeler iseler. “Iyi” olmazlarsa, baba sinirlenmez – yani modern, “medeni” bir baba ise (eski moda azarlayan, bagirip çagiran vahsi tercih edilir, ama o kadar saçmadir ki kolayca küçümsenebilir) – ama daha çok kinamasini ifade eder, bu durum, öfkenin tersine kalicidir ve temel kabullenmeyi dislar ve çocugu bir degersizlik hissi ve yasam boyu sürecek bir onaylanma takintisiyla birakir; sonuç bagimsiz düsünmeye karsi bir korku olur ve bu gelenek disi ve onaylanmayan fikirlere, yasam tarzlarina götürür.

Çocugun Baba”nin onayini istemesi için Baba”ya saygi duymalidir, ve bir çöplük olan baba sayginligini yalnizca mesafesini koruyarak, “samimiyet horgörmeyi getirir” düsturuyla hareket ederek koruyabilir. Tabii bu düstur, kisi gerçekten horgörülecek birisiyse dogrudur. Mesafeli davranmakla bilinmeyen, gizemli olmayi basarir ve böylece korku (“saygi”) uyandirir.

Duygusal “sahnelerin” onaylanmamasi, güçlü duygulara, kisinin kendi öfkesine ve nefretine, ve gerçeklikle yüzlesmeye karsi korkuya yol açar; çünkü gerçeklikle yüzlesme önce öfke ve korku yaratir. Öfke ve nefret korkusu, dünya ile basa çikma ve dünyayi degistirme, hatta en küçük sekilde bile kendi kaderini degistirme konularinda kendine güven eksikligi ile birlesince, dünyanin ve içindeki çogu insanin iyi oldugu ve en bayagi, en anlamsiz eglencelerin çok eglenceli ve zevkli oldugu inanisina yol açar.

Babaligin erkekler üzerindeki etkisi, onlari “Erkek” yapmasidir, yani tüm pasiflik, oglancilik güdülerine ve kadin olma arzusuna karsi savunma yaratmasidir. Her oglan çocugu annesini taklit etmek, o olmak, onunla birlesme ister, ama Baba bunu yasaklar; çünkü anne olan odur, anneyle birlesmesi gereken odur. Bu yüzden çocuga, bazen dogrudan, bazen dolayli olarak, kiz gibi davranmamasini, bir “Erkek” olmasini söyler. Babasindan deliler gibi korkan ve ona “saygi” duyan çocuk bu buyruga uyar ve tipki Baba gibi olur, “Erkek”ligin bir modeli, Amerikan ideali – iyi davranan heteroseksüel sersem.

Babaligin kadinlar üzerindeki etkisi, onlari erkek yapmaktir – bagimli, pasif, evcil, hayvansi, iyi, güvensiz, onay ve güven arayicisi, korkak, alçakgönüllü, otoriteye ve erkeklere karsi “saygili”, kapali, tepkisiz, yari ölü, anlamsiz, sikici, geleneksel, ezilmis ve tamamen igrenç. Babasinin Kizi, her zaman gergin ve korkulu, sakin olamayan, sorgulayamayan, nesnel olmayan bir kisi olarak, Babasina ve dolayisiyla baska erkeklere deger verir. Bu degerin arkasinda yatan korku (“saygi”) yüzünden mesafeli yüzün arkasindaki bos kabugu göremez ve erkegin, üstün, yani kadinsi tanimini ve kendisinin alçak, yani erkeksi tanimini, kabul eder, ve Baba sayesinde öyledir de.

1920”lerden bu yana Birlesik Devletler”de kadinlarin gittikçe akilsizlasmasi ve düsmesinin sebebi, babaligin gelisebilmesi için bolluk gerekmesi sebebiyle, babaligin çogalmasidir. Bollugun babalik ile yakin iliskisi, yalnizca yanlis kizlarin, yani “ayricalikli” orta sinif kizlarin “egitim” görmesine sebep olmustur.

Sonuç olarak babalarin etkisi, dünyanin erkeklik ile çürütülmesi olmustur. Erkegin tersine bir Midas dokunusu vardir – onun dokundugu hersey boka dönüsür.


BIREYSELLIGIN BASTIRILMASI, HAYVANSILIK (EVCILLIK VE ANNELIK) VE ISLEVSELLIK

Erkek bir tutam kosullu refleksten olusmaktadir, serbest akla dayali tepki verme yeteneginden yoksundur; tamamen eski deneyimlerine bagli, ilk kosullanmasina bagimlidir. Ilk deneyimleri annesi ile ilgilidir ve hayati boyunca ona baglidir. Erkek hiçbir zaman, annesinin bir parçasi olmadigini, ayri kisiler olduklarini açikça anlayamaz.

En büyük ihtiyaçlari Anne”sinin onu korumasi, ona yol göstermesi ve hayranlik duymasidir (erkekler, kendilerinin korkuyla kaçindiklari seye kadinlarin tapinmalarini isterler – kendileri) ve, tamamen fiziksel varliklar olduklarindan, zamanini temel hayvansi eylemlerle – yeme, içme, diskilama, rahatlama ve Anne tarafindan sakinlestirilme – geçirmek isterler (“dis dünyada”, pasifligini suratsizca koruyarak degil). Pasif, bos kafali Babasinin Kizi, daima onay, basinin söyle bir oksanmasi arzusu, yoldan geçen herhangi bir çöplügün “saygisi”ni kazanma istegi içinde, kolayca Anne”ye indirgenir, fiziksel ihtiyaçlarin akilsiz karsilayicisi, yorgun, gorilsi kafanin rahatlaticisi, çelimsiz egonun besini, igrencin hayrani, memeli sicak su sisesi.

Baba”nin hüküm sürdügü, toplumun en geri dilimine ait kadinlarin – “ayricalikli, egitimli” orta sinif, insanligin taharet suyu – hayvanlara indirgenmesi o kadar basarili olmustur ki, dogumsancilarindan keyif almaya çalisirlar ve dünyanin en ileri toplumunda, 20.yüzyilin ortasinda, memelerine asilmis bebeklerle ortalarda dolasirlar. Fakat, “uzmanlarin” Anne”nin evde kalip hayvansiligin içinde sürünmesi gerektigini söylemeleri çocuklarin iyiligi için degil, Baba”larin iyiligi içindir; Baba”nin asilmasi için memeler; Baba”nin temsilen keyif almasi için dogumsancilari (yari ölü oldugu için, onun tepki vermesi için çok güçlü uyaricilara ihtiyaç vardir).

Kadinin bir hayvana, Anne”ye, bir erkege indirgenmesi yalnizca psikolojik açidan degil, pratik sebeplerden de gereklidir: erkek, türün yalnizca bir elemanidir, herhangi baska bir erkekle degistirilebilir. Neyin ilgisini çektiginden, onun disinda neye konsantre olabildiginden, nelerle iliski kurabildiginden dogan, derin, oturmus bir kisiligi yoktur. Tamamen kendi ile ilgili, yalnizca kendi bedenleri ve fiziksel duygulari ile iliski kurabilen erkekler birbirlerinden, yalnizca pasiflikleri ve kadin olma arzularina karsi kendilerini koruma dereceleri ve yöntemleri ile ayrilirlar.

Aciyla farkina vardigi, ama anlayamadigi, duygusal olarak kavrayamadigi ve mantiksal olarak degerlendiremedigi kadin bireyselligi onu korkutur, altüst eder ve kiskançlikla doldurur. Bu yüzden bunun kadinda varligini reddeder ve herkesi kadinin ve erkegin islevselligi veya faydasi temeli üzerinde tanimlamaya tesebbüs eder ve kendine, tabii ki, en önemli islevleri tanimlar – doktor, baskan, bilim adami -, böylece kendine bir kisilik olmasa dahi, bir kimlik saglamis olur, ve kendini ve kadinlari (en büyük basarisi kadinlari ikna konusunda olmustur), kadinlarin fonksiyonunun çocuk dogurmak ve yetistirmek, erkegin egosunu rahatlatmak ve sisirmek oldugu konusunda – kadinin islevinin, onun herhangi bir kadinla degistirilmesine olanak sagladigina - ikna etmeye çalisir. Aslinda kadinin islevi akil yürütmek, keyif almak, sevmek ve kendi olmaktir – baska hiçkimseyle degistirilemeyecek biri olmak; erkegin islevi sperm üretmektir. Artik sperm bankalarimiz var.

Aslinda kadinin islevi arastirmak, kesfetmek, icadetmek, problem çözmek, saka yapmak, müzik yapmaktir ve bunlarin hepsini sevgiyle yapmaktir. Baska bir deyisle büyülü bir dünya yaratmaktir.


MAHREMIYETIN ENGELLENMESI

Kendi benligi ve yaptigi hemen hemen herseyden utanan erkek, hayatin her alaninda gizlilik ve mahremiyet konusunda israr eder, fakat mahremiyete gerçek bir saygisi yoktur. Bos oldugundan, eksiksiz ve bagimsiz bir varlikolmadigindan, hosnut olunacak bir kisiligi olmadigindan ve daimi olarak kadinin eslik etmesine ihtiyaç duydugundan, herhangi bir kadinin, hatta tamamen yabanci bir kadinin düsüncelerine, hethangi bir yer ve zamanda tecavüz etmekte bir sakinca görmez, fakat bu tavri için terslendiginde asagilanmis hisseder ve kafasi karisir – herhangi birinin ortaliktaki bir sürüngenin arkadasligi yerine tek bir dakikalik yalnizligi neden tercih edecegini hayatta anlayamaz. Kadin olmayi arzuladigindan devamli kadinlarin çevresinde dolasmayi ister, çünkü bir kadin olmaya en fazla yaklasabildigi an budur, bu yüzden “aile”ye dayali bir toplum yaratmistir – bir kadin-erkek çifti ve onlarin çocuklari (ailenin varligi için bir bahane), birbirinin tepesinde yasayan, vicdansizca kadinin haklarini, mahremiyetini ve akil sagligini ihlal eden insanlar.


SOYUTLANMA, BANLIYÖ SEMTLERI VE SOSYALLESMENIN ENGELLENMESI

Toplumumuz sosyallesmeye açik degildir, soyutlanmis aile birimleri toplulugundan ibarettir. Umutsuzca güvensiz olan, baska erkeklerle veya yasayan bir seye azicik benzerlige sahip birseyle karsilasirsa kadininin kendisini terkedeceginden korkan erkek, kadinini diger erkeklerden ve en küçük bir uygarlik kirintisindan soyutlamaya çalisir, ve böylece onu banliyö semtlerine, kendi içine kapali çiftlerin ve onlarin çocuklarinin olusturdugu topluluga götürür. Soyutlanma onun birey olma rolü yapmasina olanak saglar, bunu “harbi bir bireyci”, yalniz biri, isbirligi yapmamayi ve yalnizligi bireysellikle bir tutan biri halini alarak yapar.

Erkegin kendini soyutlamasinin bir sebebi daha vardir: her erkek bir adadir. Kendi içine hapsolmus, duygusal olarak soyutlanmis, akil yürütme yeteneginden yoksun erkek, uygarliktan, insanlardan, sehirlerden, anlama ve insanlarla iliski kurma yetenegi gerektirecek durumlardan korkar. Bu yüzdeni korkak bir tavsan gibi kaçar, Baba”nin küçük pisliklerini de yaninda götürerek vahsi yasama, banliyölere, veya “hippiler” söz konusuysa, rahatsiz edilmeden becerip üreyebilecegi, boncuklari ve flütüyle oynayabilecegi inek otlagina kosar.

“Erkek”, yani “harbi bir bireyci” olma arzusu içindeki “hippi”, ortalama bir erkek kadar güçlü degildir, ama ek olarak, bir sürü kadinla birlikte olma fikriyle heyecanlanmistir, bu yüzden Ekmek Kazanan”in zor hayatina ve tek kadina sahip olmanin monotonluguna karsi isyan eder. Paylasma ve isbirligi adina komün veya kabileyi olusturur. Bu, olusturdugu birliktelige ragmen ve kismen de bu sebepten (komün, genis bir aile oldugundan, kadinin haklarini, mahremiyetini ve akil sagligini daha fazla ihlal eden bir varliktir). Ne daha fazla toplum, ne de daha fazla sosyaldir.

Gerçek bir toplum bireylerden olusur – bir türün üyelerinden, çiftlerden degil. Bu bireyler birbirinin bireyselligine ve mahremiyetine saygi gösterir, diger yandan da birbiriyle akilsal ve duygusal iletisimde bulunur – birbiriyle özgür iliski kuran özgür ruhlar – ve ortak amaçlar için birbiriyle isbirligi yapar. Gelenekçiler, “toplum”un temel biriminin aile oldugunu, “hippi”ler kabile oldugunu söyler. Kimse birey oldugunu söylemez.

“Hippi” bireysellik konusunda gevezelik yapip durur, ama herhangi baska bir erkekten daha fazla algilamaz onu. Doga”ya geri dönmek ister, vahsete, içlerinden biri oldugu tüylü hayvanlarin yuvasina dönmek ister, en azindan uygarligin bir izi, bir baslangicinin oldugu sehirden uzaga gidip, tür boyutunda yasamak ister, zamanini basit, entellektüel olmayan eylemlerle doldurmak ister – çiftçilik, becerme, boncuk dizme. Komünün en önemli eylemi, üzerine kurulu oldugu eylem, grup seksidir. “Hippi” komüne, daha çok beles kadin fikriyle cezbedilmistir – paylasilacak en önemli mal, yalnizca talep etmekle elde edilebilinecek sey, ama açgözlülükle körlesen erkek, bu mali paylasmak zorunda kalacagi onca diger erkegi veya o kadinlarin kendi aralarindaki kiskançligi, sahipleniciligi unutur.

Erkekler ortak bir amaç ugruna isbirligi yapamazlar, çünkü her erkegin amaci kadina kendisi sahiplenmektir. Bu yüzden, komün kaybetmeye mahkumdur: panik içindeki her “hippi”, kendisiyle yatacak ilk salaga el koyar ve onu yapabilecegi en hizli sekilde banliyö semtlerine götürür. Erkek sosyal olarak gelisemez, soyutlama ile toplu seks arasinda gidip gelir.


AYNILIK

Bir birey olmak istedigi halde, erkek kendindeki, diger erkeklerden farkli olabilecek en küçük bir seyden bile korkar; bu kendisinin gerçekte “Erkek” olmadigi, pasif ve tamamen cinsel oldugu konusunda kusku yaratir, bu kusku çok huzursuzluk vericidir. Diger erkekler A ise ve kendisi degilse, o zaman o erkek olmamalidir; homoseksüel olmalidir. Bu yüzden “Erkekligini” diger erkekler gibi olarak kanitlamaya çalisir. Diger erkeklerdeki farklilik da, kendi farkliligi kadar onu tehdit eder; bu onlarin, ne pahasina pahasina kaçinmasi gereken homoseksüeller oldugunu gösterir, bu yüzden bütün diger erkeklerin de ayni olduklarindan emin olmaya çalisir.

Erkek, pasifligini, kadin olma arzusunu, escinselligini kabul ettigi ölçüde farkli olabilir. En farkli erkek sapiklar kraliçesidir, ama o, çogu erkekten farkli olmasina ragmen, tipki diger sapik kraliçeler gibidir; islevselci gibi, bir kimligi vardir – o bir kadindir. Bu tanimla bütün problemlerinden uzaklasir – ama hala bir kisiligi yoktur. Bir kadin oldugu konusunda hala ikna olmamis oldugundan, yeterince kadin olmadigi konusunda güvensizlik duydugundan, erkek yapisi kadin tipine içgüdüyle uyar ve yapmacikli tavirlardan olusan bir demetten baska hiçbirsey olamaz.

“Erkek” oldugundan emin olmak için erkek, kadinin “Kadin” olmasini, yani “Erkegin” tersi olmasini, yani kadinin escinsel gibi davranmasini saglamak zorundadir. Ve Babasinin Kizi, küçükken tüm kadinsi içgüdüleri kendisinden koparilan kisi, kolayca ve görev askiyla kendini bu role adapte eder.


OTORITE VE DEVLET

Dogru ve yanlis hakkinda hiçbir fikri olmayan, yalnizca baskalari ile duygusal özdeslik kurma yeteneginden dogabilen vicdani bulunmayan… kendi varolmayan benligine hiçbir inanç beslemeyen, zorunlu olarak yarismaci olan, ve dogal olarak isbirligi kurma yeteneginden yoksun olan erkek, disaridan kontrol edilmeye ve yönlendirilmeye ihtiyaç duyar. Bu yüzden otorite kaynaklarini yaratmistir – rahipler, uzmanlar, patronlar, liderler, vs. – ve devlet. Kadinin (Anne”nin) kendisini yönlendirmesini isteyen, fakat bu gerçegi kabullenemeyen (çünkü o bir ERKEKtir), Kadin”i oynamak isteyen, onun bir Yönlendirici ve Koruyucu olarak islevlerini üstlenmek isteyen erkek, bütün otorite kaynaklarinin erkek olmasini temin eder.

Digerleri ile duygusal özdeslik kurma yetenegine sahip olan, eksiksiz olan ve yarismak için hiçbir dogal sebebi olmayan, mantik sahibi varliklardan olusan bir toplumun devlet, kanun veya lider istemesi için hiçbir sebep yoktur.


FELSEFE, DIN VE CINSELLIGE DAYALI AHLAK

Erkegin hiçkimseyle veya hiçbirseyle özdeslik kuramamasi yasamini anlamsiz ve amaçsiz hale getirir (erkegin yasam hakkinda nihai fikri, yasamin anlamsiz oldugu yönündedir), bu yüzden felsefe ve dini icadetmistir. Bos bir varlik oldugundan, yalnizca yönlendirme ve kontrol için degil, kurtulus ve yasamin anlami için de disaridan birisine ihtiyaç duyar. Onun için bu dünyada mutluluk mümkün degildir, bu yüzden Cennet”I icadetmistir.

Baskalari ile dugusal özdeslik kuramayan ve tamamen cinsel olan erker için, “yanlis”, cinsel “serbestlige” sahip olmak ve “sapkin” (“erkekçe olmayan”) cinsel uygulamalarla ilgilenmek demektir, yani kendi pasifligini ve tamamen cinsel bir yaratik olmasini korumayan, ve müsamaha gösterilirse “uygarligi” yok edecek seylerdir, çünkü “uygarlik” tamamen erkegin kendini bu özelliklerden koruma ihtiyaci temeline dayanmaktadir. (Erkeklere göre) bir kadin için “yanlis”, erkegi cinsel “serbestlige” tesvik edecek herhangi bir harekettir – yani erkek ihtiyaçlarini kendi ihtiyaçlarinin önüne koymayan ve bir escinsel gibi olmayan hareketler.

Din, erkekler için yalnizca bir amaç (Cennet) saglamaz ve kadini erkege bagli kilmaz, ayni zamanda kendini cinsel güdülerine karsi yeterince korumadigi için duydugu suçluluk ve utanç duygularindan – özetle bir erkek oldugu için duydugu suçluluk ve utançtan kurtulmasini saglayan törenler de sunar.

Çogu erkek, tamamen korkak bir sekilde, kendi içsel zayifliklarini kadinlara yansitir, onlari kadinsi zayifliklar olarak adlandirir ve kendilerinin kadinsi güçlere sahip olduklarina inanirlar; çogu filozof, o kadar da korkakça olmayan bir tavirla, erkeklerde varolmayan özellikleri kabullenir, ama gene de eksikliklerin yalnizca erkeklerde oldugu gerçegiyle yüzlesemezler. Bu yüzden erkeklerin içinde bulunduklari durumu, Insanligin Durumu olarak etiketlendirirler ve onlari çok korkutan, kendilerinin hiçbirsey olmadiklari sorununu, felsefi bir ikilem olarak gösterirler, böylece kendi hayvansiliklarina bir durus vermis olurlar; muhtesem bir sekilde, kendilerinin hiçbirsey olmamalari durumuna, “Kimlik Problemi” adini verirler; ve “Bireyin Krizi”, “Varolmanin Özü”, “Özden Önceki Varolus”, “Varligin Varolusçu Modlari” hakkinda gösterisli bir sekilde gevezelik yapip dururlar.

Bir kadin için kendi kimligi ve kisiligi kabullenilmis bir seydir, ama içgüdüsel olarak baskalarini incitmenin yanlis oldugunu ve yasamin anlaminin sevgi oldugunu bilir.


ÖNYARGI (IRKSAL, ETNIK, DINI, VS)

Erkek, kendi beceriksizliklerini ve yetersizliklerini, kadin olamadigi için duydugu hayal kirikligini yansitacagi günah keçilerine ihtiyaç duyar. Ve degisik formlardaki ayrimlar, en üstteki erkekler için, kadin kaynaklarini önemli bir sekilde arttirma avantajini yaratir.


REKABET, PRESTIJ, STATÜ, FORMAL EGITIM, CAHILLIK, SOSYAL VE EKONOMIK SINIFLAR

Takinti derecesine varan bir kadinlar tarafindan begenilme arzusuna sahip olan, fakat içsel hiçbir degere sahip olamayan erkek, son derece yapay bir toplum olusturarak para, prestij, “yüksek” sosyal sinif, dereceler, profesyonel pozisyon ve bilgi, ve ayrica olabildigince çok erkegi profesyonel, sosyal, ekonomik ve egitimsel olarak daha asagi itmek yoluyla kendine bir deger görünümü yaratir.

“Yüksek” egitimin amaci egitmek degil, olabildigince çok kisiyi degisik mesleklerin disinda tutmaktir.

Tamamen fiziksel bir varlik olan ve mantiksal iliski kurma yeteneginden yoksun olan erkek, bilgi ve fikirleri anlayip kullanabilmesine ragmen, onlari degerlendiremez ve duygusal olarak kavrayamaz; bilgi ve fikirleri kendi degerleri askina degerlendiremez (onlar yalnizca birtakim hedeflere varmak için araçlardir) ve, sonuç olarak, akil arkadasligina ihtiyaç duymaz, baska insanlarda entellektüel potansiyel olusturma ihtiyaci duymaz. Tam tersine erkek, cehalete karsi özel bir ilgi duyar; bu, bilgi sahibi birkaç erkege, bilgi sahibi olmayanlara karsi bir üstünlük saglar ve, buna ek olarak erkek, aydin, bilinçli bir kadin nüfusunun kendi sonu demek oldugunu bilir. Saglikli, kendine saygi duyan kadin, saygi duyup hoslanacagi esitlerin arkadasligini arar; erkekler ile hasta, güvensiz, erkeksi kadinlar solucanlarin arkadasligini arar.

Erkek tarafindan hiçbir gerçek sosyal devrim hayata geçirilemez, çünkü en tepedeki erkek hep mevcut durumun sürmesini ister ve alttaki erkekler de tepedeki erkek olmayi. Erkek “isyankar” bir farstir; bu erkegin “toplumudur”, onun tarafindan, onun ihtiyaçlarini karsilamak üzere yaratilmistir. Asla tatmin olmaz, çünkü tatmin olma yetenegine sahip degildir. Tam olarak erkek “isyankarin” isyan ettigi sey, erkek olmaktir. Erkek, yalnizca teknoloji tarafindan degismeye zorlandipi zaman degisir, baska seçenegi olmadigi zaman, “toplumun” ulastigi asama ya degismesini ya da ölmesini gerektirdigi zaman. Simdi o asamadayiz; kadinlar popolarini kaldirip dizginleri ele almazlarsa, ölebiliriz de.


KONUSMANIN ENGELLENMESI

Tamamen ben merkezci olan ve kendisi disinda hiçbir seyi düsünemeyen erkegin “konusmasi”, eger kendisi hakkinda degilse, herhangi bir insani degerden yoksun, kisisel olmayan bir homurdanmadir. Erkek “entellektüel konusmasi”, kadinlari etkilemek amaçli, gergin, güdüsel bir çabadir.

Pasif, uyumlu, saygili ve erkegin hayrani olan Babasinin Kizi, onun bu korkunç ve sikici gevezelik ile kendisine gösteris yapmasina izin verir. Bu onun için çok zor degildir, çünkü gerginlik ve endise, sakinlik eksikligi, güvensizlik, kendinden kusku duyma, kendi duygularindan emin olmama ve Baba”nin ona asiladigi duygular onun algilarini yüzeysel yapar ve erkegin gevezeligin gevezelik oldugunu görmesini engeller; tipki sisirmeye “Büyük Sanat” olarak hayranlik duyan estetik düskünü gibi, o da, aslinda ölesiye sikildigi seyden hoslandigini düsünür. Yalnizca erkegin gevezeliginin hüküm sürmesine izin vermez, kendi “konusmasini” da ona uyarlar.

Çocuklugundan itibaren iyilik, nezaket ve “sayginlik” konusunda egitilen, erkegin hayvansiligini saklama ihtiyacini karsilayan kadin, görevi geregi kendi “konusmasini” küçük gevezeliklere, sevimli, tatsiz, zaten ortada olan disinda herhangi bir konudan kaçinilan gevezeliklere indirger – eger egitimli, entellektüel bir tartisma yapiliyorsa, yani alakasiz soyutlamalar hakkinda kisisel olmayan nutuklar çekiliyorsa – konu Gayrisafi Milli Hasilai Ortak Pazar, Rimbaud”nun sembolist resim üzerindeki etkisidir. Küçük gevezelikler konusunda o kadar ustadir ki, zamanla bu onun ikinci kisiligi olur ve yalnizca diger kadinlarla birlikte olsa bile, erkeklere küçük gevezelikler yapmaya devam eder.

Küçük gevezelikleri disinda, “konusmasi” farkli, orjinal fikirler ifade etmek konusundaki güvensizligi ve güvensizlige bagli kendi benligine kapanma ile kisitlanir ve bu konusmasinin ilgi çekici olmasini engeller. Iyilik, nezaket, “sayginlik”, güvensizlik ve kendi benligine kapanma, bilgi ve zekaya, yani yapmaya degecek bir konusma için gerekli özelliklere pek yardimci olmaz. Bu tür bir konusma pek hevesli de degildir, çünkü yalnizca tamamen güvenli, kendini begenmis, açik yürekli, gururlu, kati fikirli kadinlar yogun, kaltakça, zekice konusmalar yapmayi becerebilir.


ARKADASLIGIN (SEVGININ) ÖNLENMESI

Erkekler kendilerini hor görürler, hakkinda devamli düsündükleri diger erkekleri horgörürler, kadin olmadigini düsündükleri (örnegin, “sempatik” analistler ve “Büyük Sanatçilar”), Tanri”nin elçisi olmadigini düsündükleri kisileri horgörürler, ve kendilerine saygi duyan ve gevezelikler eden kadinlari horgörürler; güvensiz, onay arayan, çeneçalan erkeksi kadinlar kendilerini ve kendilerine benzeyen bütün kadinlari horgörürler; kendine güven duyan, basarili, heyecan arayan kadinsi kadinlar erkekleri ve gevezelik yapan erkeksi kadinlari horgörürler. Özetle, horgörme günün modasidir.

Sevgi bagimlilik veya cinsellik degildir, arkadasliktir, bu yüzden iki erkek arasinda, bir kadin ve bir erkek arasinda, iki kadin arasinda, eger bunlardan biri veya her ikisi birden akilsiz, güvensiz, geveze bir erkekse sevgi olamaz; tipki konusma gibi sevgi de iki güvenli, özgür, bagimsiz, hos kadinsi kadinlar arasinda var olabilir, çünkü dostluk saygiya dayalidir, horgörmeye degil.

Hos kadinlar arasinda bile, yetiskinlikte derin dostluklar nadiren ortaya çikar, çünkü bunlarin çogu ya ekonomik olarak hayatta kalmak için erkeklere baglidir, ya da cengelde ilerlemeye çalisirken bogulmuslardir veya kafalarini sekilsiz kabaligin üstünde tutmaya çalismaktadirlar. Sevgi, para ve anlamsiz ise dayali bir toplumda gelisemez; tam ekonomik ve kisisel özgürlük, bos zaman ve saygi duydugunuz biri ile paylastiginizda sizi derin bir arkadasliga götüren, ilgi çekici, duygusal olarak tatmin edici eylemlerle ilgilenmeyi gerektirir. “Toplumumuz”, bu tür eylemlerle ilgilenilmesi için uygulamada hiçbir firsat vermemektedir.

Dünyamizi sohbet, dostluk ve sevgiden yoksun birakan erkek, bunlarin yerine bize asagidaki bayagi konulari sunar:


“BÜYÜK SANAT” VE “KÜLTÜR”

Erkek “sanatçi”, yasamayi becerememesi, bir kadin olamamasi ikilemini, erkegin kahramanlastirildigi, yani kadin özellikleri gösterdigi, kadinin ise çok kisitlanmis, sikici yan rollere indirgendigi, yani erkek oldugu, son derece yapay bir dünya yaratarak çözmeye çalisir.

Erkegin “sanatsal” amaci iletisim kurmak degil (içinde hiçbirsey olmadigindan, söyleyecek birseyi de olamaz), hayvansiligini gizlemek oldugundan, sembolizm ve belirsizlige (“derin konular”) saklanir. Insanlarin çogunlugu, özellikle “egitimli” olanlar, kendi yargilarina inanç duymadiklarindan ve otoriteye karsi alçakgönüllü ve saygili olduklarindan (“Baba en iyisini bilir”, yetiskin diline “Elestirmen en iyisini bilir”, “Yazar en iyisini bilir”, “Profesör en iyisini bilir” olarak çevrilir), kolayca belirsizligin, bastan savmaligin, anlasilmazligin, dolayliligin, anlamsizligin ve sikiciligin derinlik ve parlaklik isaretleri olduguna inandirilirlar.

“Büyük Sanat” erkeklersn kadinlara üstün oldugunu, erkeklerin kadin oldugunu kanitlar. “Büyük Sanat” olarak isimlendirilen sanatin hemen hemen tamami, anti-feministlerin bize hatirlatmaya bayildiklari gibi, erkekler tarafindan yaratilmistir. Biz biliyoruz ki, “Büyük Sanat”, erkek otorite bize öyle oldugunu söyledigi için büyüktür, ve biz aksini iddia edemeyiz, çünkü yalnizca bizimkinden çok daha üstün olan ince duyarliliga sahip olanlar bu büyüklügü algilayabilir ve takdir ederler, bu üstün duyarliligin kaniti, takdir ettikleri pisligi takdir etmeleridir.

Takdir etme, “kültürlü olanin” tek mesguliyetidir; pasif ve beceriksiz olduklarindan, hayal gücü ve zekadan yoksun olduklarindan bununla idare etmek durumundadirlar; kendi mesgalelerini yaratamadiklarindan, kendilerine küçük bir dünya yaratamadiklarindan, çevrelerini en küçük bir sekilde etkileyemediklerinden, onlara verileni kabul etmek durumundadirlar; yaratamadiklarindan ve degerlendiremediklerinden, seyretmek durumundadirlar. “Kültür” edinme, hos olmayan bir dünyada hoslanacak bir sey bulmak, steril, akilsiz bir varliktan kaçmak için umutsuz, çilginca bir çabadir. “Kültür”, beceriksiz olanin egosuna bir hediyedir, pasif seyretmeyi rasyonelize etme yöntemidir; “iyi” seyleri görebildikleri, yalnizca pisligin oldugu yerde bir cevher farkedebildikleri için gurur duyarlar (hayranlik duyduklari için hayran olunmak isterler). Birseyleri degistirmek konusundaki kendi yeteneklerine inanmadiklarindan ve mevcut duruma teslim olduklarindan, pislikte güzellik görmek zorundadirlar, çünkü görebildikleri kadariyla tek sahip olabilecekleri pisliktir.

“Sanat” ve “Kültüre” saygi – pekçok kadini, daha önemli ve ödüllendirici etkinlikler ile aktif beceriler edinme çabasindan uzaklastirip, sikici, pasif etkinliklere yöneltmesinin yanisira, bu veya su pisligin derin güzelligini incelemeye yöneltmek yoluyla kendi duyarliliklarimiza daimi müdahalede bulunulmasina sebep olur. Bu, “sanatçi”nin daha üstün duygukara, algilara, sezgilere ve yargilara sahip oldugunun kabul edilmesine izin verir, böylece güvensiz kadinlarin, kendi duygu, algi, sezgi ve yargilarinin deger ve geçerliligi konusundaki inançlarini degersiz kilmis olur.

Çok dar kapsamli duygulara ve sonuç olarak çok dar kapsamli algilara, sezgilere ve yargilara sahip olan erkek, “sanatçi”nin onu yönlendirmesine ve yasamin anlamini göstermesine ihtiyaç duyar. Ama, tamamen cinsel bir varlik olan, kendi fiziksel duygulari disindan herhangi bir seyi degerlendirme yetenegine sahip olmayan, erkek için yasamin anlamsiz ve absürd oldugundan baska ifade edecek sezgisi bulunmayan erkek, sanatçi olamaz. Yasamaktan aciz biri bize nasil yasamin anlamini gösterebilir? “Erkek bir sanatçi”, sözcüklerin anlaminda bir çeliskidir. Dejenere bir insan yalnizca dejenere “sanat” üretebilir. Gerçek bir sanatçi kendine güven sahibi, saglikli bir kadindir, ve kadinsi bir toplumda üretilebilecek tek sanat, tek Kültür, kaçik, olagandisi, birbirinden ve evrendeki diger herseyden hoslanan kadinlarin ürettikleridir.


CINSELLIK

Cinsellik bir iliskinin parçasi degildir; tam tersine, yalniz yasanan bir deneyimdir, yaratici degildir, büyük bir zaman israfidir. Kadin kolayca – düsünebileceginden daha kolay – cinsellik güdüsünden kurtulmaya sartlanabilir, böylece tamamen sakin ve akilci ve gerçekten degecek etkinlik ve iliskilerin pesinden gitmek için serbest duruma gelebilir; ama kadinlari cinsel olarak beceriyor görünen ve devamli onlari heyecanlandirmaya çalisan erkek, çokça cinsellesmis kadinlari ihtiras çilginliklarina sürükleyerek onu pek az kadinin kaçmayi basarabildigi bir cinsellik torbasina atar. Sehvet düskünü erkek ihtirasli kadini heyecanlandirir; buna zorunludur – kadin bedenini astigi zaman, hayvansiliktan yükseldigi zaman, egosu organindan ibaret olan erkek yok olur.

Cinsellik akilsizin kaçisidir. Ve kadin daha kafasiz oldukça, erkek “kültürü” daha derinlere yerlesir, kisaca, kadin daha iyi davrandikça, daha cinsel olur. “Toplum”umuzdaki en iyi kadinlar, çilgin seks manyaklaridir. Ama ne kadar çok iyi olurlarsa olsunlar, becermeye kadar düsmezler – onlar ask yaparlar, bedenleri araciligiyla sevisirler ve duyusal iliski kurarlar; edebi olanlar Eros”un nabzina uyarlar ve Evren”I yakalarlar; dindar olanlar Kustal Duyarlilikla ruhsal birlik elde ederler; gizemciler Erotik Prensip ile birlesip, Cosmos”a karisirlar ve asitçiler erotik hücreleri ile iletisim kurarlar.

Diger yandan, erkek “Kültü”üne en az batmis olan kadinlar, en az iyi, becermeyi becermeye indirgeyen o kaba, basit ruhlar; banliyölerden, ipoteklerden, yer bezlerinden ve bebek kakalarindan olusan yetiskin dünyasi için fazla çocuksu olan; çocuk ve koca yetistirmek için fazla bencil olan; kendileri hakkinda herhangi birinin fikirlerine deger vermeyecek kadar ilkel olan; Baba”ya, “Büyüklere” veya Eskilerin derin bilgeligine saygi duymak için fazla kaba olan; yalnizca kendi hayvansi güdülerine güvenen; Kültür ile piliçleri bir tutan; tek ilgi alani duygusal heyecanlar pesinde kosmak olan; edepsiz, alt üst edici “sahnelerden” nefret eden; kendilerini sinirlendirenlerin disini döken nefret dolu, vahsi kaltaklar; baslarina birsey helmeyecegini bilseler, baktiklari anda erkeklerin gögsüne bir biçak saplayacak veya kiçindan yukari bir buz kiracagi sokacak olan, kisaca, “kültürümüzün” standartlarina göre pislik (SCUM) olan kadinlar… bu kadinlar serinkanli, mantikli ve aseksüelligin esiginde kadinlardir.

Dogruluk, iyilik, ihtiyatlilik, kamu fikri, “ahlak”, pisliklere “saygi” kaygilariyla engellenmeyen, her zaman aykiri, kirli, alçak SCUM yayilmaktadir… onlar gösterinin tamamini görmüslerdir – her bir parçasini – becerme sahnesini, üfleme sahnesini, escinsel sahnesini – kumsalin tamamini görmüslerdir, her iskelenin altina bakmislardir… anti-cinsel olmak için çok fazla seks görmüs olmaniz gerekir ve SCUM kadinlar bütün bunlari yasamislardir ve simdi yeni bir gösteri için hazirdirlar; artik iskelenin altindan çikmak, yola koyulmak, batmak istemektedirler. Ama SCUM henüz üstün gelmemistir; SCUM hala “toplum”un midesindedir, o “toplum” ki, mevcut yolundan ayrilmazsa ve üzerine Bomba düsmezse, kendini ölüme götürecektir.


CAN SIKINTISI

Suratsiz ve depresif olmadiklari zaman, tamamen birer cansikintisi olan yaratiklar tarafindan ve onlar için yapilan “toplum”daki hayat, suratsiz ve depresif olmadigi zaman, tamamen bir can sikintisidir.


GIZLILIK, SANSÜR, BILGI VE FIKIRLERIN BASTIRILMASI, TESHIR

Her erkegin içindeki derinlere yerlesmis, gizli, en krokunç korkusu, kadin olmadiginin, bir erkek, yani insanlikdisi bir hayvan oldugunun kesfedilmesi korkusudur. Iyilik, nezaket ve “sayginlik” onun kisisel düzeyde teshir edilmesini önlese de, erkek cinsinin bir bütün olarak teshir edilmesini önlemek ve “toplum”daki egemen pozisyonunu korumak için erkek asagidaki önlemlere basvurur:

1. Sansür. Mantiksal olarak söylenenin tümüne degil, bireysel sözcük ve deyimlere refleks olarak tepki veren erkek, yalnizca “pornografi”yi degil, hangi baglamda kullanilmis olursa olsun “pis” sözcükleri içeren bütün çalismalari sansürleyerek kendi hayvansiliginin uyanmasini ve kesfedilmesini önlemeye çalisir.

2. Fikirlerin ve bilginin bastirilmasi. Onu teshir edecek veya “Toplum”daki egemen pozisyonunu tehdit edecek bütün fikir ve bilgileri bastirir. Pek çok biyolojik ve psikolojik veri, erkegin kadin karsisindaki muhtesem alçakliginin kaniti oldugundan, bastirilmistir. Ayni zamanda, akil hastaligi sorunu erkegin kontrolü sürdügü sürece asla çözülemeyecektir, çünkü herseyden önce erkeklerin bu konuya özel bir ilgileri bulunmaktadir – yalnizca, onlarin zekalarinin pek azina sahip olan kadinlar erkeklerin en küçük bir seyi bile kontrol etmesine izin verir, ve ikinci olarak, erkekler, babaligin akil hastaliklarinin olusumu konusundaki rolünü kabul edemezler.

3. Teshir. Erkegin hayattaki en önemli zevki – gergin, suratsiz erkegin herhangi bir seyden keyif aldiginin kabul edildigi ölçüde – baskalarini teshir etmektir. Teshir edildikleri sürece, hangi konuda teshir edildiklerinin önemi yoktur; dikkati kendi üzerinden uzaklastirir. Baskalarini düsmanin ajanlari (Komünistler ve Sosyalistler) olarak teshir etmek, tehdidin kaynagini kendinden uzaklastirdigi kadar ülkesinden, Bati dünyasindan da uzaklastirdigi için, en önemli zaman geçirme yöntemidir. Kiçindaki böcekler kendinde degil, Rusya”dadir.


GÜVENSIZLIK

Duygusal özdeslik veya duygu veya sadakat duyamayan, yalnizca kendini düsünebilen erkek, dürüstlük duygusundan bihaberdir; korkakça, kadinin onayini kazanmak için onu devamli kötülüge tesvik eden, onsuz çaresiz olan, hayvansiliginin, erkekliginin kesfedilmesi korkusundan devamli huzursuz olan, devamli kendini gizlemek zorunda kalan erkek, durmadan yalan söylemek zorundadir; bos oldugundan onur ve dürüstlük sahibi degildir – bu sözcüklerin anlamlarini bile bilmez. Kisaca erkek, hilecidir ve erkeksi bir “toplum”da geçerli olan tek yaklasim alaycilik ve güvensizliktir.


ÇIRKINLIK

Tamamen cinsel bir yaratik olan, akilci ve estetik tepki verme yeteneginden yoksun olan, tamamen maddeci ve açgözlü olan erkek, dünyayi “Büyük Sanat”a maruz birakmanin yanisira, dünyanin dogal manzalarindan yoksun kentlerini çirkin binalar (hem içeriden, hem disaridan), çirkin süslemeler, billboard”lar, otoyollar, arabalar, çöp kamyonlari ve en önemlisi, kendi kokusmus kisiligi ile dekore etmistir.


NEFRET VE SIDDET

Erkek gerginlik, bir kadinin olmamasindan ve herhangi bir sekilde tatmin veya zevk alamamasindan dolayi hayal kirikligi tarafindan yenip bitirilir; nefret – sizi asagilayan veya size hakaret edenlere karsi duydugunuz mantikli nefret degil – mantiksiz, ayrimsiz nefret… temelinde kendi degersiz varligina karsi duydugu nefretle tükenir.

Gereksiz siddet, bir “Erkek” oldugunu “kanitlamanin” yanisira, nefretini bosaltmak için bir yol olur ve, ek olarak, – erkek yalnizca cinsel tepki gösterme becerisine sahip oldugundan ve yari-ölü benligini uyarmak için çok güçlü uyaricilara ihtiyaç duydugundan – ona birazcik cinsel heyecan saglamis olur.


HASTALIK VE ÖLÜM

Bütün hastaliklar tedavi edilebilir, ve yaslanma süreci ile ölüm hastaliktan kaynaklanmaktadir; bu yüzden, asla yaslanmamak ve sonsuza kadar yasamak mümkündür. Aslinda, bu soruna toplu bir bilimsel saldiri yapilsaydi, yaslanma ve ölüm sorunlari birkaç yil içinde çözülebilirdi. Fakat bu, erkeksi kurumda olmayacak birseydir, çünkü:

1. Pekçok erkek bilimadami biyolojik arastirmadan kaçinirlar, çünkü erkeklerin kadin oldugunu farketmekten korkarlar ve erkekçe savas ve ölüm programlarina dikkate deger bir tercih gösterirler.

2. Pekçok potansiyel bilimadami, “yüksek”egitim sisteminin katiligi, sikiciligi, pahaliligi, zaman öldürmesi ve haksizca seçkinligi yüzünden bilimsel kariyer yapmaktan caydirilmaktadir.

3. Güvensiz profesyoneller, yalnizca çok seçkin bir azinligin soyut bilimsel kavramlari anlayabilmeleri için, pozisyonlarini kiskançça korumak amaciyla propaganda yapmaktadirlar.

4. Pekçok yetenekli kiz, baba sisteminin getirdigi yaygin kendine güven eksikligi yüzünden bilimkadini olmaktan kaçinmaktadirlar.

5. Otomasyon eksikligi. Su anda elimizde bulunan veri zenginligi düzenlenir ve aralarinda iliski kurulursa, kansere ve baska pekçok hastaliga çare bulabiliriz ve yasamin anahtarini da çözebiliriz. Ama veri tabani o kadar büyük ki, incelenmesi için çok yüksek hizli bilgisayarlar gerekmektedir. Erkek, makinelerin yerini alacagindan korktugundan, erkegin kontrol ettigi sistemde bilgisayarlarin gelismesi, geri dönülemez sekilde gecikecektir.

6. Para sisteminin doymak bilmez yeni ürün ihtiyaci. Ölüm programlarinda çalismayan pek az bilimadaminin çogu, kuruluslar için arastirma yapmaktadir.

7. Erkek, ölümü sever – ölüm onu cinsel olarak uyarir ve, zaten kendi içinde ölmüs oldugu için, ölmek ister.

8. Para sistemi en az yetenekli bilimadamlarina egilimlidir. Bilimadamlarinin çogu, babanin hükümrtanligi altindaki, relatif olarak zengin ailelerden gelmektedirler.

Insanin varligini hakli gösteren tek sey olan mutluguluga sahip olma yeteneginden yoksun erkek, en iyi haliyle, sakin, rahat, etkisizdir ve, olumsuz bir durum olan can sikintisi kendini gösterdiginden bu durum oldukça kisa sürelidir; bu yüzden, zaman zaman, yalnizca bir kadinin pahasina edindigi geçici dinlenme dönemleri ile hafifleyen, aci dolu bir varliga yazgilidir. Kendi dogasinda erkek bir sülüktür, duygusal bir parazittir ve bu yüzden, kimsenin baskalari pahasina yasamaya hakki olmadigindan, ahlaki olarak yasamaya hakki yoktur.

Tipki insanlarin, daha fazla gelismis olduklari ve daha üstün bir bilince sahip olduklari için köpeklere göre daha fazla yasama hakkina sahip olduklari gibi, kadinlar da erkeklere göre daha fazla yasama hakkina sahiptirler. Bu yüzden herhangi bir erkegin yokolmasi dogru ve iyi bir eylemdir, kadinlara oldukça faydali bir eylem oldugu kadar, merhametli bir eylemdir de.

Fakat bu ahlaki konu zaman içinde bir akademik inceleme konusu halini alacaktir, çünkü erkek yavas yavas kendini yok etmektedir. Geleneksel ve klasik savaslar ve irk isyanlari ile ilgilenmeye ek olarak, erkekler gittikçe daha fazla sayilarla escinsel olmakta ve kendilerini uyusturucular araciligiyla yok etmektedirler. Kadin, begense de begenmese de, zaman içinde yönetimi tamamen ele almak zorunda kalacaktir, baska bir sebepten olmasa bile, erkek artik var olmayacagindan.

Gittikçe daha çok erkegin kendi çikarlari konusunda daha aydinlanmasi bu egilimi hizlandirmaktadir; gittikçe daha çok farkina varmaktadirlar ki kadinin çikari, kendi çikarlaridir, ancak kadinlar araciligi ile yasayabilirler ve kadin ne kadar yasamaya, kendini gerçeklestirmeye, bir erkek degil, kadin olmaya tesvik edilirse, erkek de o kadar fazla yasar; erkek anlamaktadir ki, bir kadin araciligi ile yasamak, o olmaya çalismaktan, onun özelliklerini taklit etmekten ve bunlarin kendi özellikleri oldugunu iddia etmekten, kadini asagi itip, onun bir erkek oldugunu iddia etmekten daha kolaydir. Erkekligini, yani pasifligini, tamamen cinsel bir yaratik olmasini, kadinsiligini kabul eden escinsel, kadinin gerçekten kadin olmasindan daha fazla faydalanir, çünkü böylece onun için de erkek olmak, yani feminin olmak kolaylasir. Erkekler akilliysa gerçekten kadin olmanin yollarini arayacaklar, kapsamli biyolojik arastirmalar yaparak, beyin ve sinir sistemi üzerinde operasyonlar yapmak suretiyle kendilerinin yalnizca psikolojik olarak degil, bedensel olarak da kadin haline gelmelerini saglayacaklardir.

Üremek için yine kadinlari kullanmak veya laboratuvarda üremek sorunu, akademik bir sorun olacaktir; oniki yasin üzerindeki her kadin Hap alirsa ve artik kazalar olmazsa ne olur? Kaç kadin bilinçli olarak hamile kalir, veya (bir kaza söz konusuysa) hamileligine devam eder? Hayir, Virginia, beyinleri yikanmis, robotlasmis kadin kitleleri ne derse desin, kadinlar damizlik kisrak olmaya bayilmazlar. Toplum yalnizca tamamen bilinçlilerden olustugu zaman yanit, hiçbiri olacaktir. Kadinlarin belli bir yüzdesi zorla, türün damizlik kisraklari olarak kenara mi ayrilmalidir? Açik ki, bu ise yaramaz. Yanit, bebeklerin laboratuvarda üretilmesidir.

Erkeklerin üretilmeye devam edilip edilmemesi konusunda ise, tipki hastali gibi simdiye kadar var oldu diye erkegin varligini sürdürmesinin gerekmedigidir. Genetik kontrol mümkün oldugunda – ve yakinda olacaktir da – söylemeye gerek kalmayacaktir ki yalnizca eksiksiz, bütün varliklar üretilmelidir, fiziksel hatalar ve yetersizlikler, erkek olmak gibi duygusal yetersizlikler degil. Tipki bilinçli olarak kör insanlari üretmenin ahlakdisi olacagi gibi, bilinçli olarak duygusal açidan sakat insanlari üretmek de ahlakdisi olacaktir.

Neden kadinlari üretelim, peki? Neden gelecek nesiller olsun? Bunun amaci nedir? Yaslanma ve ölüm ortadan kaldirildiginda, neden üremeye devam edelim? Öldügümüzde ne olacagina niçin aldiris edelim? Bizim ardimizdan gelecek genç nesiller olmasina niçin aldiris edelim?

Olaylarin dogal akisi, sosyal evrim zaman içinde dünyayi tamamen kadinlarin kontrol etmesine ve, bunu takiben, erkeklerin üretiminin durdurulmasina ve, nihai olarak, kadinlarin üretilmesinin durdurulmasina yol açacak., kadinlarin üretilmesinin durdurulmasina yol açacak.

Ama SCUM sabirsizdir; SCUM gelecek nesillerin gelisecegi fikriyle avunmamaktadir; SCUM kendisi için heyecan verici bir hayata sahip olmak istemektedir. Ve kadinlarin çogunlugu SCUM olsaydi, bu ülkenin kontrolünü, isgücünden çekilerek ve böylece ulusu paralize ederek birkaç hafta içinde kolayca ele geçirebilirlerdi. Her biri tek basina ekonomiyi ve kalan herseyi dagitabilecek ek önlemler, kadinlarin para sistemine katilmadiklarini bildirirdi: satinalmanin birakilmasi, yagma ve canlarinin istemedigi yasalara uymama. Polis gücü, Milli Muhafizlar, Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri birlesseler bile nüfusun yarisinin, özellikle onlarsiz tamamen çaresiz olacaklari yarisinin isyaninin üstesinden gelemezlerdi.

Kadinlar erkekleri terkediverse, onlarla hiçbir sekilde ilgilerinin olmadigina karar verseler – hiçbirsekilde, bütün erkekler, devlet ve ulusal ekonomi tamamen çökerdi. Erkekleri terketmeden bile, erkeklere üstünlügünü ve onlarin üzerindeki güçlerinin farkinda olan kadinlar birkaç hafta içinde tam kontrol, erkeklerin kadinlara tam olarak teslim olmasini saglayabilirlerdi. Akil sagligi yerinde bir toplumda, erkekler kadinlarin arkasindan ittatkat bir sekilde kostururlardi. Erkek uysaldir ve kolayca yönlendirilir, onlarin üzerinde hükümranlik kurmakla ilgilenecek herhangi bir kadinin hükümranligi altina girer. Aslinda erkek, çaresizce kadinlar tarafindan yönlendirilmeyi ister, Anne”sinin kontrolünü ister, kendini onun bakimina birakmak ister. Ama bu akil sagligi yerinde bir toplum degil, ve kadinlarin çogu erkeklerle iliskilerinde ne durumda olduklarinin azicik bile farkinda degiller.

Bu yüzden, çeliski erkeklerle kadinlar arasinda degildir, SCUM arasindadir – hakim, kendinden emin, güvenli, edepsiz, vahsi, bencil, bagimsiz, gururlu, heyecan arayan, özgürce dolasan, saldirgan, kendilerini evreni yönetmeye layik gören, bu “toplum”u sinirlarina kadar kesfetmis ve onun sunacaklarindan daha ötesini kesfetmeye hazir kadinlarla iyi, pasif, kabul edici, “kültürlü”, nazik, agirbasli, boyun egdirilmis, bagimli, korkak, akilsiz, güvensiz, onay arayan, bilinmeyenle basedemeyen, dikis makinesinin altina yatmaya devam etmek isteyen- en azindan bu, tanidiktir -, maymunlarla beraber geride kalmak isteyen, yalnizca Kocaman Babasi yakindayken, yaslanacagi büyük, güçlü bir adam varken ve Beyaz Saray”da sisman, killi bir surat varken kendini güvende hisseden, gerçekte erkeklerin, Baba”sinin ne oldugu gerçegiyle yüzlesmek için fazla korkak, kendi insanlarini domuzlarin arasina atan, kendilerini hayvansiliga uyarlayan, bununla yüzeysel olarak rahatlik duyan ve baska türlü bir “hayat” bilmeyen, kendi akillarini, düsüncelerini ve görüslerini erkeklerin seviyesine düsüren, mantik, hayalgücü ve zekadan yoksun olduklarindan yalnizca bir erkek toplumunda degerli olan, güneste, daha dogrusu çamurda bir yere ancak avutucu, ego sisirici, rahatlatici ve üreyici olarak sahip olabilen, diger kadinlar tarafindan tutarsiz kisiler olarak dislanan, kendi yetersizliklerini, erkekliklerini bütün kadinlara yansitan ve kadinlari solucan olarak gören Babasinin Kizlari arasinda.

Ama SCUM milyonlarca pisligin yikanmis beyinlerinin kurtarilmasini ummak ve beklemek için fazla sabirsizdir. Eglenmeyi bilen kadinlar neden sikici erkeklerle birlikte olmaya devam etmek istesin ki? Hos ile nahosun kaderleri neden bir olsun? Aktif ve hayal gücüne sahip olanlar, sosyal politika konusunda neden pasif ve aptal olanlara akil danismak zorunda olsunlar? Bagimsiz olan, neden Baba”sina tutunma ihtiyaci olanla birlikte dikis makinesi ile yetinmek zorunda kalsin?

Bir avuç dolusu SCUM, sistemi sistematik bir biçimde becerip, malvarliklarini seçici olarak yokedip, seçici olarak öldürerek ülkeyi bir yil içinde ele geçirebilirler:

• SCUM çalismayan isgücünün, becerici gücün üyeleri olacaktir; degisik türde isler bulacaklar ve çalismayacaklardir. Örnegin, SCUM satici kizlar satiklari mal için para almayacaklardir; SCUM telefon operatörleri kullanilan telefonlar için para almayacaklardir; SCUM ofis ve fabrika çalisanlari, kendi islerini mahfetmenin yanisira, gizlice alet edevati yok edeceklerdir.

• SCUM kovulana kadar bir iste çalismayacak, sonra çalismamamk üzere baska bir is bulacaktir.

• SCUM zorla otobüs soförlerini, taksi soförlerini ve metro bileti saticilarini islerinden uzaklastiracak, otobüsleri, taksileri bedava isletecek, metro biletlerini bedavadan dagitacaklardir.

• SCUM bütün faydasiz ve zararli nesneleri yok edecektir – arabalar, dükkan vitrinleri, “Büyük Sanat”, vs.

• Zaman içinde SCUM bütün iletisim araçlarini – radyo ve televizyon aglarini – ele geçirecek, radyon ve televizyon çalisanlari arasinda SCUM”in yayin stüdyolarina girmesini engellemeye çalisanlarini zorla islerinden uzaklastiracaktir.

• SCUM çiftleri ayiracaktir – karisik (erkek – kadin) çiftlerinin arasina girecek, her neredeseler onlari ayiracaktir.

SCUM, SCUM”in Erkek Yardimcilari”nda olmayan bütün erkekleri öldürecektir. Erkek Yardimcilar”daki erkekler, kendi kendilerini yok etmek için çaba gösteren erkeklerdir, amaçlari ne olursa olsun iyiyi hedefleyen, SCUM ile birlikte çalisabilen erkeklerdir. Erkek Yardimcilar arasinda olan bazi erkekler sunlardir: erkekleri öldüren erkekler; biyolojik savas programlari yerine yapici programlarda çalisan biyoloji bilimcileri; SCUM”in amaçlarina ulasmasina yardimci olacak fikirleri yayan ve tesvik eden gazeteciler, yazarlar, editörler, yayincilar ve yapimcilar; parilti ve alevleri ile diger erkeklere örnek olarak, onlari erkeklikten çikmaya ve kendilerini göreceli daha savunmasiz olmaya cesaretlendiren escinseller; devamli birseyler veren erkekler – para, esya, servis; herseyi oldugu gibi anlayan erkekler (simdiye kadar tek bir tanesi bile yapamadi), kadinlari oldugu gibi ortaya koyan, kendileri hakkinda gerçekleri açiklayan, akilsiz erkeksi kadinlara, tekrarlamalari için dogru cümleler ögreten, onlara, kadinlarin yasamdaki birincil amacinin erkek cinsini ezmek oldugunu söyleyen erkekler (bu konuda erkeklere yardimci olmak için SCUM, orada bulunan her erkegin “Ben bir pisligim, alçak, sefil bir pisligim” sözleriyle baslayan bir konusma yapacagi ve sonra hangi açilardan öyle oldugunu anlatacagi bir konusma yapacagi Pislik Toplantilari düzenleyecektir. Erkeklerin bu konusmalari yaparken ödülleri, orada bulunan SCUM ile, toplantidan sonra bir tam saat boyunca dostça zaman geçirme imkanina sahip olmak olacaktir. Iyi, temiz yasayan erkeksi kadinlar, erkek cinsi hakkinda sahip olabilecekleri kusku ve yanlis anlamalari açikliga kavusturmalari için toplantilara davet edileceklerdir.); ekranda tek gösterilenin Becerme ve Üfleme olacagi günleri çabuklastiran, seks kitaplari ve filmlerinin yapimcilari ve dagitimcilari (erkekler, Fareli Köyün Kavalcisini izleyen fareler gibi, Vajina tarafindan felaketlerine cezbedilecekler, varliklarini olusturan pasif bedenleri tarafindan yenilecekler, onun içinde gömülecekler ve zaman içinde bogulacaklardir); erkeklerin düsmesini çabuklastiran uyusturucu saticilari ve savunuculari.

Erkek Yardimcilar grubu içinde olmak, SCUM”in serrinden kurtulmak için gerekli bir durumdur, ama yeterli degildir – iyi seyler yapmak yetmemektedir – degersiz popolarini kurtarmak için erkekler, kötülükten de kaçinmalidir. En igrenç ve zararli tiplere örnekler sunlardir: tecavüzcüler, politikacilar ve onlarin servisindeki herkes (kampanyacilar, siyasi parti üyeleri, vs.); beceriksiz sarkici ve müzisyenler; Yönetim Kurulu Üyeleri; Ekmek Kazananlar; evsahipleri, Musak çalan restoranlarin ve yagli kasiklarin sahipleri; “Büyük Sanatçilar”; ucuzcu cimriler ve Irlandalilar; polisler; milyonerler; ölüm veya yoketme programi üzerinde çalisan veya özel endüstri için çalisan bilimadamlari (pratikte, tüm bilimadamlari); yalancilar ve sahtekarlar; diskjokeyler; herhangi bir sekilde, varliklariyla kadinlari rahatsiz eden erkekler; emlakçilar; borsacilar; söyleyecek hiçbirseyleri yokken konusan erkekler; sokaklarda bos bos dolasan ve manzarayi varliklariyla çirkinlestiren erkekler; ikiyüzlüler; hileci sanatçilar; çöplük böcekleri; asiricilar; en küçük bir sekilde kadinlara zarar veren erkekler; reklam sektöründeki bütün erkekler; psikiyatristler ve klinik psikologlar; dürüst olmayan yazarlar, gazeteciler, editörler, yayincilar, vs.; hem kamu, hem de özel alanlardaki sansürler; erler dahil silahli kuvvetlerin her seviyesi (LBJ ve McNamara emirleri verir, ama erler bunlari yerine getirir) ve özellikle pilotlar (eger bomba düsecekse, bunu LBJ degil pilot atar). Eger bir erkegin davranislari hem iyi, hem de kötü kategorisine düsüyorsa genel, nesnel bir degerlendirme yapilacak ve davranis tarzinin, sonuçta, iyi mi, yoksa kötü mü olduguna karar verilecektir.

Erkeklerle beraber kadin “Büyük Sanatçilar”I, yalancilari ve sahtekarlari da elemek fikri bastan çikaricidir, ama bu uygunsuz olur, çünkü öldürülen kadinin erkek oldugu halk tarafindan anlasilmayabilir. Bütün kadinlarin içinde az veya çok bir grev kiricilik egilimi vardir, ama bu bir yasam boyu erkeklerle birlikte yasamaktan kaynaklanmaktadir. Erkekler elenince, kadinlar düzeleceklerdir. Kadinlar gelistirilebilir; ama erkekler gelistirilemez, davranislari için bu mümkün olsa da. SCUM popolari üzerinde isininca, erkeklerin davranislari çok çabuk gelisecektir.

Mahvetme, yagmalama, çiftleri ayirma, yoketme ve öldürmelerle ayni zamanda, SCUM üye de toplayacaktir. O zaman, SCUM yalnizca üye toplayanlardan olusacaktir; elit heyet – çekirdek eylemciler (becericiler, yagmacilar ve yokediciler) ve elitin eliti – katiller.

Terketmek yanit degildir; mahvetmek öyledir. Kadinlarin çogu çoktan terketmistir; hiç içinde olmamislardir ki! Terketmek, terketmeyen birkaç kisiye kontrol gücü verir; terketmek, kurum liderlerine tam olarak istedikleri seyi verir; düsmanin isine gelecek bir davranistir; sistemin altini kazmak yerine, onu güçlendirir, çünkü sistem tamamen kadin kitlelerinin katilmamasi, pasifligi, ilgisizligi ve karismamasi üzerine kuruludur. Fakat terketmek, erkekler için mükemmel bir politikadir, ve SCUM bunu hararetle tesvik edecektir.

Terkeden Insanlarin sizi inandirabilecegi gibi, Kurtulus için içinize bakmak, midenizi incelemek yanit degildir. Mutluluk disinizda uzanmaktadir, baskalari ile iletisim içinde olmakla elde edilir. Kendini unutmak amaç olmalidir, mesguliyet degil. Erkek, bunlarin yalnizca ikincisini yapabildiginden karsigili olmayan bir hatayi bir erdem haline getirir ve mesguliyeti yalnizca iyi degil, Felsefi Iyilik haline getirir, ve böylece derinligi için takdir kazanir.

SCUM amaçlarini gerçeklestirmek için gözcülük, gösteri yapmayacaktir, yürüyüs veya grev yapmayacaktir. Bu tür taktikler, bu eylemleri yalnizca etkisizlikleri garantili olunca uygulayan iyi ve terbiyeli hanimlar içindir. Ek olarak, yalnizca kendilerini türün içine gömmek üzere egitilmis saygideger, temiz yasayan, erkeksi kadinlar çete gibi davranirlar. SCUM bireylerden olusmaktadir; SCUM bir çete, bir pislik degildir. Bir isi yaparken, yalnizca isin gerektirdigi kadar SCUM çalisacaktir. Ayni zamanda, serinkanli ve bencil olan SCUM, kafasinin coplanmasina izin vermeyecektir; bu Baba”sinin ve poislerin temelde iyi olduguna dokunakli bir inanç besleyen iyi, “seçkin, egitimli” orta sinif hanimlar içindir. SCUM yürüdügü zaman, bu Baskan”in aptal, igrenç surati üzerinde olacaktir; SCUM vurdugu zaman, bu karanlikta, 15 santimlik bir biçakla olacaktir.

SCUM her zaman, yasalara karsi koyma temelinde degil, suçlu temelinde isleyecektir, yani yasalari açikça ihlal edip hapse girerek haksizliklara dikkat çekmeye çalismayacaktir. Bu tür taktikler sistemin genel olarak dogru oldugunu kanitlar ve yalnizca mevcut sistemin biraz degismesi, belli yasalarin degistirilmesini saglamak için kullanilir. SCUM sistemin tamamina, yasa ve devlet fikrinin kendine karsidir. SCUM sistemi yoketmek üzere yola çikmistir, sistemin içinde belli haklar elde etmek için degil. Ayni zamanda, her zaman serinkanli ve bencil olan SCUM, kesfedilmekten ve cezalandirilmaktan her zaman kaçinacaktir. SCUM her zaman gizli, sinsi, hileci olacaktir (fakat SCUM cinayetleri her zaman bilinecektir).

Hem yoketme, hem de cinayetler seçici ve ayrimci olacaktir. SCUM, açik bir amaci olmayan, yari deli, ayrimsiz isyanlara, kendi türünüzden insanlarin da zarar gördügü isyanlara karsidir. SCUM asla ayrimsiz isyanlari tesvik etmeyecek, cesaretlendirmeyecek veya bunlarin içinde yer almayacaktir. SCUM sakince ve gizlice avini izleyecek ve sessizce öldürecektir. Verilen zararlar asla yiyecek ve diger gerekli maddelerin sevki için gerekli yollarin kapanmasi, su rezervlerinin zehirlenmesi veya su yollarinin kesilmesi, cadde ve trafigin, ambulanslarin geçisini engelleyecek sekilde bloke edilmesi veya hastanelerin islevlerinin engellenmesi sinirlarina varmayacaktir.

SCUM, para-is sistemi tamamen yok olana ve otomasyon tamamen kurulana veya, siddeti gereksiz kilacak kadar çok kadin SCUM ile isbirligi yapana kadar, yani yeterince kadin çalismayana veya istifa edene, yagmalamaya baslayana, erkekleri terkedene ve gerçekten uygar bir topluma uygun olmayan yasalara uymayi reddene kadar zarar vermeye, yagmalamaya, becermeye ve öldürmeye devam edecektir. Pekçok kadin buna katilacaktir; ama birçok baskasi, uzun zaman önce düsmana teslim olanlar, hayvansiliga ve erkeklige çok alisan, kisitlamalari ve sinirlamalari sevenler, özgürlükle ne yapacaklarini bilmeyenler, tipki bir rejimde çeltik tarlalarinda çalisan köylülerin, diger rejim geldiginde yine çeltik tarlalarinda çalisan köylüler olmalari gibi, yaltakçi ve paspas olmaya devam edeceklerdir. Daha hareketli olan pek azi aglayacak, küsecek, oyuncaklarini ve bulasik bezlerini yere atacaklardir, ama SCUM onlarin tepesinden geçmeye devam edecektir.

Tamamen otomasyona geçmis bir toplum, buna toplumsal bir talep oldugu zaman kolayca ve hizlica basarilabilir. Buna iliskin planlar halihazirda bulunmaktadir, ve bu is için çalisan milyonlarca insan ile bunun insasi birkaç hafta alir. Para sistemi yok edilmis olsa da, herkes otomasyona geçilmis toplumun insasinda rol almaktan mutlu olacaktir; bu, olaganüstü, yeni bir çagin baslangici olacaktir, ve insa faaliyeti bir kutlama havasi içinde yer alacaktir. Paranin yürürlükten kaldirilmasi ve tam otomasyona geçilmesi, diger SCUM reformlari için temel eylemlerdir; bu iki reform olmadan digerleri gerçeklestirilemez; bu reformlarla beraber digerleri hizla gerçeklestirilebilir. Devlet otomatik olarak yikilacaktir. Tam otomasyon sayesinde, evlerindeki otomatik oy verme makinesi araciligi ile her kadin her konuda dogrudan oy kullanabilecektir. Devletin neredeyse tek isi ekonomik iliskileri düzenlemek ve tamamen kisisel konulara karsi yasalar çikarmak oldugundan, paranin yürürlükten kaldirilmasi ve bununla beraber “ahlaki” düzenlemek isteyen erkeklerin de yok olmasi, hakkinda oy verecek konunun kalmamasi demektir.

Paranin kaldirilmasi ile, erkekleri öldürmek için sebep de kalmayacaktir; psikolojik olarak bagimsiz kadinlar üzerindeki tek güçleri de ellerinden alinacaktir. Yalnizca etkilenmekten hoslanan paspaslari etkileyebileceklerdir. Kadinlarin geri kalani, sonsuzluk ve Ütopya için planlarini yapmadan önce, geride kalan son birkaç çözülmemis problemi çözmekle mesgul olacaklardir – egitim programini tamamen elden geçirerek, kadinlarin birkaç ay içinde yüksek seviyeli entellektüel isler için egitilmeleri saglanmasi, ki bu is için su anda yillar süren bir egitim gerekmektedir (egitimimizin amacinin akademik ve entellektüel elitin yasamasini saglamak degil, egitmek olmasini saglarsak, bu kolayca gerçeklestirilebilir.); hastalik, yaslanma ve ölüm problemlerinin çözülmesi ve sehirlerimiz ile yasama mekanlarimizin tekrar tasarlanmasi. Pek çok kadin bir süre için erkekleri becermeye devam edeceklerini düsüneceklerdir, ama kadinlarin arkadasligina alistikça ve onlarin projeleri ileilgilenmeye basladikça erkeklerin ne kadar yararsiz oldugunu ve siradanligini göreceklerdir.

Geri kalan az sayida erkek, önemsiz günlerini uyusturucuyla veya pislikte yuvarlanarak veya eylemdeki yüksek güçlerle donanmis kadinlari seyrederek geçirebilirler, kendilerini gözlemciler, vekaleten yasayanlar * olarak tatmin edebilirler veya yaltakçilarla otlaklarda üreyebilirler veya en yakin dostcanlisi intihar merkezsne giderek sessizce, hizlica ve acisiz bir sekilde ölüme gidebilirler.

Otomasyon kurulmadan ve erkeklerin yerine makineler konmadan önce, erkek kadina faydali olmalidir; ona hizmet etmeli, onun en küçük bir arzusunu bile yerine getirmeli, her emrine uymali, ona tamamen itaat etmeli, onun iradesine tamamen uyarak varolmali; mevcut, tamamen çarpik, dejenere yasamindan kurtulmali, dünyayi asagilik varligiyla kirletmemelidir. Kadin kitleleri önünde ayaklarina kapandigi, erkegin onlara pezevenklik yaptigi, milyonlarca kadinin Altin Buzagi önünde dindarca tapindigi, köpegin sahibini tasmanin ucunda gezdirdigi zamanlarin ardindan - sapiklar kraliçesi olamadigi zaman erkek, köpekliginin farkina varildigi zaman daha mutlu olmaktadir – erkeklerden gerçekçi olmayan duygusal talepler yapilmayacak ve tamamen eksiksiz kadin kontrolde olacaktir. Mantikli erkekler ezilmek, basilmak, parçalanmak, yenilmek, köpek gibi, oldugu pislik gibi davranilmak ve iticiliklerinin onaylanmasini isterler.

Kendi igrençliklerine karsi kendilerini korumak isteyen hasta, mantiksiz insanlar, SCUM”in kendilerine dogru silindir gibi geldigini görünce, korku içinde Koca Ziplayan Memeli Koca Anne”lerine sarilacaklardir, ama Koca Anne onlari SCUM”a karsi korumayacaktir; Koca Anne, kösede güçlü, dinamik pantolonlarina etmekte olan Büyük Baba”ya siginiyor olacaktir. Fakat mantikli olan erkekler çirpinmaya, çabalamaya veya olay çikarmaya çalismayacak, yaslanip oturacak, rahatlayacak, gösterinin tadini çikaracak ve ölüm yolculuguna çikacaktir.




* Istedigi herhangi bir kadina baglanmak ve her hareketini detayli olarak takip etmek, elektronik olarak mümkün olacaktir. Kadinlar buna kibarca izin vereceklerdir, çünkü bu onlari hiç incitmeyecektir ve bu, sanssiz, özürlü kardesleri için muhtesem bir sekilde nazik ve insancil bir davranis olacaktir.


1. Society for Cutting Up Men - Erkekleri Parçalama Toplulugu deyisinin basharflerinden kisaltima. Ingilizce argoda scum, meni demektir ve igrenç adam anlaminda küfür olarak da kullanilir.)
2. Basarisizlik olarak çevrilen abortion sözcügü, ayni zamanda kürtaj demektir.
3. Ingilizcede “elini vermek”, evlendirmek, evlenmesine izin vermek.








VALERIE SOLANAS HAKKINDA

9 Nisan1936”da, Ventor, New Jersey”de Valerie Jean Solanas, Luois ve Dorothy Bondo Solanas”in çocugu olarak dogdu. Babasi ona cinsel tacizde bulundu; 1940”larda anne ve babasi bosandi ve Valerie annesi ile birlikte Washington, Dc”ye yasindi. 1949”da Valerie”nin annesi Red Moran ile evlendi. Isyankar ve inatçi olan Valerie onlara isyan etti ve katolik okuluna devam etmeyi reddetti; buna karsilik olarak büyükbabasi onu kirbaçladi.

1951”de, 15 yasindayken Valerie yalniz yasamaya basladi. Bir denizci ile çikti ve ondan hamile kaldi, ama gene de 1954”de liseden mezun olmayi basardi. College Park”da, Maryland Üniversitesi”nde iyi bir ögrenciydi, psikoloji departmaninin hayvan laboratuvarinda çalisarak yasamini kazandi. Minnesota Üniversitesi”nde bir yila yakin bir süre lisansüstü egitim yapti.

Üniversiteden sonra Solanas, geçinmek için dilenmeye ve fahiselik yapmaya basladi. Bütün ülkeyi dolasti ve sonunda 1966”da Greenwich Village”a yerlesti. Orada Up Your Ass (Kiçinin Içine) oyunu yazdi. Oyunun konusu, “erkeklerden nefret eden bir dilenci ve fahise,” idi. “Bir versiyonda kadin adami öldürür. Baska birinde anne oglunu bogar.”

1967”nin basinda Solanas, stüdyosu Factory”de Andy Warhol ile, Up Your Ass”I sahneye koymak konusunda görüstü ve oyunun metnini ona verdi. O zamanlarda Warhol, gazeteci Gretchen Berg”e söyle dedi: “Basligin harika oldugunu düsünmüstüm ve o kadar sicakkanliyimdir ki, onu oyunla beraber gelmesi için davet ettim, ama oyun o kadar edepsizdi ki, Solanas bir kadin polis olarak çalismaliydi… O zamandan bu yana onu görmedim ve buna sasirmadim da. Herhalde oyunun, Andy Warhol”a çok uyan bir oyun oldugunu düsündü.”

1967”nin basinda Solanas, SCUM Manifesto”yu da yazdi ve kendisi bastirdi. Sokaklarda oyunun kopyalarini satarken Olympia Press”den Maurice Girodias (Lolita, Candy ve satarken Olympia Press”den Maurice Girodias (Lolita, Candy ve Yengeç Burcu”nun Fransiz yayincisi) ile karsilasti. Girodias ona, manifestoya dayali bir roman yazmasi için avans verdi (bu 600 dolarla Solanas San Fransisco”ya bir yolculuk yapti).

Bu arada Ultra Violet manifestoyu Warhol”a okudu ve Warhol su yorumu yapti:”O, memeli bir sicak su sisesi. Biliyorsun, bizim için bir senaryo yaziyor. Pekçok fikri var.”

Daha sonra, Mayis 1967”de, Warhol Fransa ve Ingiltere”ye yaptigi yolculuktan döndügünde, Solanas oyununun metnini geri istedi; Warhol, metni kaybettigini bildirdi. Öyle görünüyordu ki, Warho”un Up Your Ass”i oyun veya film yapma niyeti yoktu; oyun karisiklikta kaybolup gitmisti; Factory”deki, istenmeyen senaryo ve kagitlardan olusan pekçok yigindan birine atilmisti. Solanas israrli bir sekilde telefonla aramaya ve Warhol”dan oyunun parasini vermesini talep etmeye basladi.

Temmuz 1967”de Warhol Solanas”a, “I, a Man” (Ben, bir Erkek) filminde oynamasi için 25 dolar verdi. Film, Paul Morrisey ile yaptigi kisa metrajli bir filmdi. Valerie kendisini, kendisiyle flört etmeye çalisan erkegi reddeden sert bir lezbiyeni oynuyordu. Oyundaki repligi, “içgüdülerim bana kadinlari becermeyi söylüyor – benim standartlarim neden seninkilerden düsük olsun ki!” idi. Solanas”in baska bir 1967 Warhol filminde sözsüz rolü vardi.

Warhol onun içten ve komik performansindan memnundu; Solanas da, Girodias”I stüdyoya getirip, filmin ilk kopyalarindan birini gösterecek kadar halinden memnundu. Girodias, Solanas”in “Warhol”a çok rahat ve dostça davrandigini, Warhol”un konusmalarinin uzun sessizliklerden olustugunu” belirtiyordu.

1967 sonbaharinda, Max”s Kansas City isimli New York kahvesinde, Warhol Solanas”in yakin bir masada oturdugunu farketti. Viva”nin Solanas”a hakaret etmesini tesvik etti: “Seni sevici! Igrençsin!” Valerie, babasinin onu nasil taciz ettigini anlatarak karsilik verdi. “Lezbiyen olmana sasmamak lazim! diye piskince yanit verdi Viva.

1967-68 kisinda, Village Voice”dan Robert Mamorstein, Solanas ile bir röportaj yapti. “SCUM Tanriçasi: Valerie Solanas”in Kis Anilari” isimli makalesi, suikastin gerçeklesmesinden sonra, 13 Haziran 1968”e kadar yayinlanmadi. Solanas, SCUM ile ilgilenen erkekler hakkinda sunu söylüyordu: “… sürüngenler. Mazosistler. Muhtemelen onlara tükürmeme bayilirlardi. Onlara bu zevki vermem… Erkekler ayaklarimi öpmek falan istiyorlar.” Kadinlar ve cinsellik konusundaki yorumlari sunlardi: “Kizlar idare eder. Yapabilecekleri her sekilde yardima hazirlar. Ama bazilari seks disinda hiçbir seyle ilgilenmiyorlar. Demek istedigim, benim yapacaklari seksle. Ugrasamam… ben lezbiyen degilim. Herhangi bir çesit seks için zamanim yok. O kadar.” Mamorstein”e, Warhol”Un orospu çocugu oldugunu söyledi: “Verdigi parayla bir yilan bile birtek ögün yiyemez.”

Solanas kendi hayati hakkinda da konustu; genç bir kiz olarak çok gezmisti. Dilenmis, hatta bir dergiye dilenme hakkinda bir yazi satmisti, “Garip adamlarla arabalarda komik deneyimlerim oldu.” Röportaja göre, birkaç ucuz seks romani yazmis, biri için 500 dolar almisti. (Bu, SCUM Manifesto”ya dayanarak yazacagi roman olabilir mi?) Alan Burke”ün televizyon gösterisinde onunla bir röportaj yapildi; kendini sansürlemeyi reddedince Alan Burke seti terketti. Röportaj hiç yayinlanmadi.

Taylor Meade’in’in 1996’da Paul Morrisey ile yaptigi röportaj’da Morrssey’e göre, Solanas’in Oympia Press ile imzaladigi kontrat “bu aptalca kagit parçasiydi, iki cümlei küçücük bir mektup. Üzerinde Maurice Girodias, ‘Ben sana besyüz dolar verecegim, ve sen de bana bir sonraki yazdigini ve sonra yazacaklarini vereceksin.’ diyordu.” Solanas bunu, Girodias’in bundan sonra yazacagi herseyi sahiplenecegi sonucunu çikarmisti. Morrisey’e söyle dedi: “Ah, hayir – bütün yazacaklarim onun olacak. Bunu bana yapti! Beni becerdi!”

Morrisey, Solanas’in Girodias’a söz verdigi, SCUM Manifesto’ya dayali romani yazamayacagina ve Girodias’in her yazdigina sahip olacagi fikrini bir mazeret olarak kullandigina inaniyordu. Solanas’in kafasinda, Up Your Ass’i çalan Warhol, Girodias’in Solanas’in bütün çalismalarini almmasini ve kendisine vermesini ve karsiliginda Solanas’a hiç para vermemeyi istiyordu, bu yüzden Girodias’in onunla bu kontrati imzalamasini saglamisti.

1968 baharinda Solanas yeralti gazetesi (The Realist – Gerçekçi) yayincisi Paul Krassner’e gidip para istedi ve “Maurice Girodias’i vurmak istiyorum”, dedi. Krassner ona 50 dolar verdi, bu .32’lik bir otomatik tabancaya yetiyordu.

3 Haziran 1968’de, saat sabahin dokuzunda, Solanas Maurice Girodias’In yasadigi Chelsea Oteli’ne gitti; resepsiyonda onu sordu ve haftasonu için gitmis oldugunu ögrendi. Gene de orada üç saat bekledi. Ögle civarinda yeni yer degistiren The Factory’ye gitti ve disarida Warhol’u bekledi. Paul Morrisey onunla ön tarafta karsilaslti ve orada ne yaptigini sordu. “Andy’nin para getirmesini bekliyorum”, yanitini verdi Solanas. Ondan kurtulmak için, Morrisey Warhol’un o gün gelmeyecegini söyledi. “Peki, tamam. Beklerim”, dedi Solanas.

Saat iki civarinda asansörle stüdyoya çikti. Morrisey yine Warhol’un gelmeyecegini ve Solanas’In oralarda dolasamayacagini söyledi ve Solanas çikti. Daha sonra, saat 4:15’te Warhol’la karsilasana kadar asansörü yedi kere daha kullandi. Üstünde siyah bogazli bir kazak ve yagmurluk vardi; saçi yapilmis, makyaj ve ruj kullanmisti; kahverengi bir kesekagidi tasiyordu. Hatta Warhol su yorumu yapti: “Bak – Valerie iyi görünmüyor mu?” Morrisey Solanas’a gitmesini söyledi “… Burada is yapiyoruz, ve gitmezsen seni çok fena dövecegim ve disari atacagim, ve bunu istemiyorum…” Sonra telefon çaldi; Morrisey yanit verdi – Viva Warhol’u ariyordu. Sonra Morrisey tuvalete gitmek için onlardan ayrildi. Warhol telefonda konusurken Solanas onu üç kere vurdu. Isabet etmeyen ilk ve ikinci atislar arasinda Warhol haykirdi, “Hayir! Hayir! Valery, yapma.” Üçüncü atisi Warhol’un sol akcigerinden, dalagindan, mide, karaciger, yemek borusu ve sag akcigerinden geçen bir kursu gönderdi.

Warhol yerde, yarali yatarken Solanas iki kere Mario Amaya’ya ates ett. Amaya orada Warhol ile görüsmek için bekleyen bir sanat elestirmeni ve yardimseverdi. Besinci atisindan Solanas onu sag kalçasindan vurdu; adam odadan arka stüdyoya kaçti ve duvara yaslandi. Solanas, sonra Fred Hughes’a, Warhol’un müdürüne döndü, tabancasini kafasina yasladi ve ates etti; tabanca tutukluk yapti. O anda asansör kapisi açildi; içinde kimse yoktu. Hughes Solanas’A, “Bak, asansör geldi. Neden binmiyorsun, Valerie?” Solanas yanit verdi, “Bu iyi bir fikir” ve çikti.

Ölmüs oldugu düsünülen Warhol Columbus-Mother Cabrini Hastanesi’ne götürüldü. Orada bes doktor, bes saat boyunca hayatini kurtarmak için ameliyat yaptilar.

Solanas o aksam saat 8’de, Times Meydani’nda acemi bir polis memuruna teslim oldu; söyle dedi: “Polis beni ariyor.” Sonra yagmurlugunun ceplerinden .32’lik ve .22’lik silahlarini çikardi ve polise verdi. Bunu yaparken, Andy Warhol’u vurdugunu belirtti ve açiklama olarak sunu söyledi: “Yasamim üzerinde çok fazla kontrolü vardi.

13.Bölge kayit odasina getirildiginde Solanas’i, sorular bagiran bir gazeteci ve fotografçi sürüsü karsiladi. Bunu neden yaptigi soruldugunda yaniti su oldu: “Bir sürü nedeni var. Manifestomu okuyun. Kim oldugumu size anlatacak.” Solanas’in parmakizleri alindi ve adam öldürmeye kasit ve silah bulundurma ile suçlandi.

O aksam geç bir saatte, Solanas Manhattan Ceza Mahkemesi Yargici David Getzoff’un karsisina çikarildi. Yargica söyle dedi: “Sik sik birilerini vurmam. Bunu sebepsiz yapmadim. Warhol beni simsiki bagladi. Bana, beni mahvedecek birsey yapacakti.”

Bir avukat tutmak için parasi olup olmadigini soran yargica, “Hayir, param yok. Kendimi savunmak istiyorum. Bu benim kendi yetenekli ellerime kalacak. Yaptigim dogruydu! Pisman olmak için sebebim yok!” Yargiç Solanas’in yorumlarini mahkeme kayitlarindan çikarttirdi ve Solanas muayene için Bellevue Hastanesi, psikiyatri klinigine gönderildi.

13 Haziran 1968’de, Valerie Solanas Devlet Yüksek Mahkemesi Yargici Thomas Dickens’in karsisina çikti; orada, radikal feminist avukat Florynce Kennedy tarafindan temsil edildi. Kennedy Solanas’i, “feminist hareketin en önemli sözcülerinden biri” olarak adlandiriyordu. Kennedy bir mahkemeye getirtme emri talep etti, çünkü Solanas psikiyatri kliniginde uygunsuz bir biçimde tutuluyordu, ama yargiç bunu reddetti ve Solanas’i Bellevue’ye geri gönderdi. Ti-Grace Atkinson, NOW’un yeni bölüm baskani, Solanas’in mahkemesini izledi ve onun “kadin haklarinin ilk sampiyonu” oldugunu söyledi.

28 Haziran’da Solanas cinayete kasit, saldiri ve ruhsatsiz silah tasima suçlari ile itham edildi. Agustos’ta Solanas’in cezai ehliyetinin olmadigi karari verildi ve Ward Island Hastanesi’ne gönderildi.

1968 Agustos’unda Olympia Press, Maurice Girodias ve Paul Krassner’In yazilariyla SCUM Manifesto’yu yayinladi.

1968 yilbasindan önceki gece: Warhol, the Factory’deki telefonu yanitladi; arayan Solanas’ti. Savunmasinda kullanilmak üzere, oyununun metni için Warhol’dan kendisine 20,000 dolar vermesini talep etti. Kendisine karsi bütün suçlamarini geri çekmesini , filmlerinden birinde kendisini oynatmasini ve Johnny Carson Show’a çikarmasini istedi. Solanas, eger Warhol bunlari yapmazsa, “ayni seyi her zaman yapabilecegini” söyledi.

Haziran 1969: Suçlu oldugunu kabul ettikten sonra Valerie Solanas “cinayete kasit ile saldiri”dan üç yil hapis cezasina çarptirildi; psikiyatri kliniginde yargilanmayi beklerken geçirdigi bir yil cezasindan düsüldü. Warhol’un ona karsi ifade vermeyi reddetmesinin, Solanas’in bu kadar kisa bir ceza almasinda etkili oldugu düsünülür.

1971 Eylül’ünde, Solanas Bedford Hills’teki New York Devlet Kadin Hapisanesi’nden saliverildi; Kasim 1971’de, Andy Warhol’un da içinde bulundugu muhtelif insanlara tehdit içeren mektuplar gönderdigi ve telefon konusmalari yaptigi için tekrar tutuklandi. 1973 boyunca akil hastanelerine girip çikti; 1975’de Güney Florida Devlet Hastanesi’nde 8 ay geçirdi.

25 Temmuz 1977 Village Voice’unda Howard Smith, Valerie Solanas ile bir röportaj yapti. Hayatinin ve ‘pisliklerin’ anlatildigi, Valerie Solanas isimli bir yeni kitap üzerinde çalistigini söyledi. “Para Sahibi Adamlar” olarak tanimladigi “Çete”den avans olarak 100,000,000 $ alacakti; bu kurulusun “Aracisi” hakkinda uzun uzun konustu.

Röportajda Erkekleri Parçalama Toplulugu’nu (1) anlatti: “Bu farazi bir topluluk. Hayir, farazi yanlis bir sözcük. Bu sadece edebi bir araçtir. SCUM isimli bir topluluk yoktur.” Smith: “Sadece sizsiniz yani.” Solanas: “Ben bile degilim… Yani, bunu bir düsünüs biçimi olarak düsündüm. Baska bir deyisle, belli bir biçimde düsünen kadinlardir SCUM. Belli bir biçimde düsünen erkekler de, SCUM’un erkek yerdimci toplulugudur.”

1968’de Smith’in söyledigi bir seye de itiraz etti: “ ‘O erkeklerden nefret eden biri, lezbiyen degil.’ Dedigin kisim… Bence bu tamamen yanlis. Çünkü ben lezbiyen olmustum… Gerçi o zaman aseksüeldim, ama bütün diger seyleri yasadim… Bunun ortaya konus biçimi heteroseksüel oldugu izlenimini veriyordu…”

Village Voice’un bir sonraki, 1 Agustos 1977 tarihli sayisi, “Valerie Solanas Yanit Veriyor” isimli baska bir Howard Smith yazisini içeriyordu. Bunda Solanas, bir önceki sayidaki yanlis yorumlari düzeltiyordu. Içerdikleri: 1) Olympia Press’in bastigi Manifesto yanlislar içeriyordu, “sözcükler, hatta cümlelerin uzantilari çikarilmisti, bunlari içeren paragraflar tutarsiz olmustu”; ve 2) Village Voice Araci’nin adresini yayinlamayi reddetmisti. Halbuki bu röportajin en önemli amaçlarindan biriydi. Solanas, Smith’in gazeteciliginin ahlakdisi oldugunu söyledi ve “Ben mutlak bir standart ile yasarim…” dedi. Smith: “Valerie, su anda insanlari vurmakla ilgili bir tartismaya girmek ister misin?” Solanas: “Ben bunun ahlaki bir eylem oldugunu düsünüyorum. Ve vuramamami ahlaksizlik olarak nitelendiriyorum. Hedef çalismasi yapmaliydim.”

1977’de de, bir Playboy editörüne, Çete’nin aracisi oldugu gerekçesiyle abuk subuk bir mektup yazdi.

Ultra Violet’in onu Kuzey California’da buldugu Kasim 1987 tarihine kadar onun hakkinda bir kayit bulunmamaktadir. Ultra ona telefon ettiginde, Solanas’in söyleyecek fazla birseyi kalmamisti.

26 Nisan 1988: bes parasiz ve yalniz olan Valerie Solanas, San Fransisco’nun Tenderloin bölgesinde, evsizler için bir otelde, emfisemi ve zatürreden öldü. 52 yasinda öldügünde uyusturucu sorunu vardi ve bu aliskanligini sürdürebilmek için numaralar çevirmeye devam ediyordu. Onu o zamandan bilen fahiseler zarif ve ince göründügünü ve sokaklarda çalisirken gümüs lame bir elbise giydigini söylüyorlardi.

14 Ocak 1991 tarihli New York dergisindeki “Andy Warhol’un Feminist Kabusu” isimli makalede, Rowan Gaither, Solanas’in annesi Dorothy Moran ile röportaj yapti. Moran, Valerie’nin son yillarindaki ifadelerini reddetti: “Solanas yetmislerde ve daha sonra Phoenix ve San Fransisco’da huzur içinde yasadi. ‘Sanirim ona yardim eden bir sürü iyi arkadasi vardi.’ ” Moran, Solanas’In 1970’lerde pek çok kez akil hastanesine girdip çiktigini reddetti: “O yaziyordu. Kendini yazar zannediyordu ve sanirim biraz yetenegi de vardi. Yillarca bir erkekle bile yasadi… Harika bir mizah duygusu vardi.” Solanas, Virginia’da, annesinin evinin yakinina gömüldü.


- Freddie Baer tarafindan toparlanmistir (Donny Smith’e binlerce tesekkürüm ile)





KAYNAKLAR

“Valerie Solanas Hakkinda” bölümünün taslagi ve fikri, Donny Smith’in DWAN’a Valerie Solanas Eki’nden gelmistir. DWAN siradisi bir siir dergisidir, Mart 1994. Solanas hakkinda bilgi, yorum ve önerilerinizi Donny SnSmith, Box 411, Bellafonte, PA 16823 adresine gönderiniz.

Famous for 15 Minutes (15 Dakika Için Ünlü). Ultra Violet (Isabelle Dufresne). 1988, Harcourt Brace Jovanovich, San Diego.

The Life and Death of Andy Warhol (Andy Warhol’un Yasami ve Ölümü). Victor Bockris. 1989. Bantam Books, New York.

Bruce Boone, arastirmaci ile yapilan görüsmeler.

“The Shooting of Andy Warhol: Son of Andy Warhol” (Andy Warhol’un Vurulmasi: Andy Warhol’un Oglu) Taylor Meade. 1996. Alt-X, http://www.altx.com/interzones/meade/shot.html

I Shot Andy Warhol (Andy Warhol’u Vurdum): Yönetmen: Mary Harron, Senaryo: Mary Harron ve Daniel Minahan. ABD, 1996. Sinetografi: Ellen Kuras. Müzik: John Cale.


MANIFESTOYA EKLER

1967, kendi yayinladi, New York.
1968, Olympia Press, New York, Maurice Girodias ve Paul Krassner’in yazilari ile birlikte.
1970, Olympia Press, New York, düzeltilmis basim, Vivian Gornick’in yazisi ile birlikte.
1971, Olympia Press, Londra.
1977, kendi yayinladi, New York.
1983, Matriarchy Study Group, Londra.
1989, Dialectical Immaterialism Press, Bal Tim More.
1991. Phoenix Press, Londra.

ARKA KAPAK

Toplumumuzda yasamin tam bir can sikintisi olmasi ve toplumun hiç bir yönüyle kadinlarla ilgili olmamasi sebebiyle, toplumsal kaygilari olan, sorumluluk sahibi, heyecan arayan kadinlara yalnizca hükümeti devirmeki parasal sistemi ortadan kaldirmak, tam otomasyonu saglamak ve erkek cinsini yok etmek kalmaktadir.

Andy Warhol’u vurmasi hakkinda: Ben bunun ahlaki bir eylem oldugunu düsünüyorum. Ve vuramamami ahlaksizlik olarak nitelendiriyorum. Hedef çalismasi yapmaliydim.

Valerie Solanas