Birlesik Devletler ve Köktenci Yamaklari Afganistan’daki Insan Haklari Ihlallerinin Bas Failleridir
RAWA*
12 Aralik 2007
Çeviren: Sezin Gündogan (Feminist Kadin Çevresi)
ABD ve müttefikleri Afganistan’daki askeri varliklarini “Afgan insanlarina özgürlük ve demokrasi getirme” bahanesi ile haklilastirmaya çalistilar. Ama son otuz yilda gördügümüz ve de halkimizin durumundan anladigimiz gibi, ABD hükümeti her seyden önce kendi politik ve ekonomik çikarlarini düsünüyor ve Afganistan’in en hain, en anti-demokratik, en kadin düsmani ve en ahlaksiz köktenci çetelerini silahlandiriyor.
Birlesik Devletler’in son birkaç yilda binlerce kez yalanlariyla birlikte öne sürdügü sözde “teröre karsi savas”in maskesi düstü. Birlesik Devletler Kuzey Ittifaki’nin suç çetelerine güvenerek demokrasi, insan haklari, kadin haklari gibi pek çok degeri oyuncak etti ve kederli ulusumuzu utanç içinde birakti. ABD, Pul-e-Charkhi, Dasht-e-Chamtala, Kapisa, Karala, Dasht-e-Lieli’deki katliamlarin, 65.000 Kabillinin öldürülmesinin ve ülke genelindeki onlarca toplu mezarin sorumlusu olan insanlardan bir hükümet kurdu. Simdi ABD, Molla Ömer ve Gülbeddin Hikmetyar gibi katilleri de hükümete çekmeye çalisiyor. Bu da “teröre karsi savas”in baska bir ikiyüzlülügü olacak.
Kuzey Ittifaki’nin güç kazanmasi, insanlarimizin özgürlük ve refah umudunu yok etti; hayal kirikligina ugratti. Ayni zamanda Bush yönetiminin, sirf bizim insanlarimiz mutlu olsun diye terörizmi bertaraf etme niyetlisi olmadigini kanitladi. Birlesik Devletler yönetimi komik bir anti-Taliban oyunu oynamakta ve aslinda kendi yarattigi küçük, marjinal ve örümcek kafali bir çeteyi maglup edemeyen bir süper güç rolüne bürünmüs durumda. Insanlarimiz ABD’nin Taliban ve El Kaide’yi ortadan kaldirmak istemedigini son birkaç yildaki deneyimleriyle ögrendi. Eger bu çeteleri yok etseydi, Afganistan’da bulunmak ve bölgedeki ekonomik, politik ve stratejik çikarlarini gerçeklestirmek için ileri sürecek bahanesi olmayacakti.
Asagi yukari yedi sene sonra Afganistan’da hala baris yok, insan haklari, demokrasi ve yeniden yapilanma yok. Tersine, yoksullugumuz ve çektigimiz acilar her geçen gün artiyor. Insanlarimiz ve hatta talihsiz çocuklarimiz Cihadi çatismalarina (mesela 6 Kasim 2007’de Baghlan’da gerçeklesen patlamaya), Taliban’in hedefi belirsiz patlamalarina ve ABD/Nato’nun hiç bitmeyen bombardimanlarina kurban gidiyor. Karzai takiminin parçasi olan ve kilit hükümet menzillerine sahip Kuzey Ittifaki’nin kan emicileri, Afganistan’da baris ve demokrasinin önündeki birincil ve en tehlikeli engel olmaya devam ediyorlar. Bu mafya çetelerinin sahip oldugu onlarca yasadisi özel güvenlik sirketi, kötü niyetlerini gerçeklestirmeleri ve tehlikeyi canli tutmalari için yeter de artar bile.
Insan haklari ihlalleri, suç ve ahlaksizlik doruk noktasina ulasti, öyle ki Karzai Bey parlamentonun bakanlarina ve üyelerine dostane ricalarda bulunmak ve “bazi seyleri dozunda birakmalarini” istemek durumunda kaldi. Hapishanelerde tecavüze ugrayan kadinlarin sikayetleri o kadar artti ki, parlamentodaki savas lordlarinin yandasi bir kadin bile durumu kabul etmek zorunda kaldi.
Rabbani, Halili, Mesud, Sayyaf, Fahim, Ismail ve diger suçlular “ISI” [Pakistan Gizli Servisi] ve “VEVAK” [Iran Istihbarat ve Güvenlik Servisi] ajanlari olduklari için 90’larin basinda “lider” olabilirlerdi, ama ISI Generali mafya babasi Hamid Gul’u ordularinin basina geçmesi için davet ettiler. Ama bugün, ahlaksizliklarinin ve yaptiklari yanlis seylerin üstünü örtmek için Pakistan karsiti sloganlar üretiyorlar. Daha ileri gidebilirler ve Pakistanlilara zarar verebilirler. Ancak hiçbir zaman Pakistan’in kirli eylemlerinden, köktenci çeteler yaratarak bu çeteleri insanlarimizin üzerine saldigindan bahsetmezler. Daha önemlisi, genisleyen, gitgide daha yikici hale gelen ve kültür ve medya ajanlari yoluyla daha aktif bir sekilde her yerde karsimiza çikan merhametsiz Iran rejimi karsisinda da sessiz kaliyorlar. Iran rejimi yanlisi siyasetçiler ve entelektüeller, demokrasi ve insan haklari için en az Taliban’in barbarizmini ve terörünü “silahli ulusal direnis” olarak adlandiran ve savunan entelektüeller ve siyasetçiler kadar haindir.
Afgan Kadinlarinin Devrimci Birligi (RAWA), yasama, yürütme ve yargi organlari uyusturucu ve savas tüccarlarinin ya da bunlarin Taliban, Gülbeddin, Parcham ve Khaliq yanlisi suç ortaklarinin elinde oldugu sürece, yoksul halkimiz için olumlu hiçbir sey yapilmayacagini defalarca duyurdu. Aksine bu merciler kronik suçun, uyusturucu ticaretinin ve zengin olma niyetlisi mafya çetelerinin yagmalarinin devam etmesini saglayan bir mekanizma haline gelecek.
Eger Birlesik Devletler hükümeti, Karzai’nin yerine Cihadi suçlular disinda yeni bir kukla koysa da, bu halkimiz için sadece bir aldatmaca olacaktir ve günümüzün trajedilerinin tek bir insanin omuzlarina yikilmasi anlamina gelecektir. Böyle bir hareketin ulusumuz için olumlu bir sonucu olmayacaktir. Sadece halka dayanan ve adil bir seçimle basa gelen, her sekilde köktencilerden bagimsiz bir basbakan Afgan halki için ideal olurdu.
Yabanci birlikler El Kaide, Taliban ve Gülbeddin teröristlerini yok etmek ve Kuzey Ittifaki’ni silahsizlandirmak yerine insanlar arasinda çatisma yaratiyorlar. Bu birlikler Afganistan’dan çekilirse, insanlarimiz bosluga düsmeyecek; aksine daha özgür olacak ve hem karmasadan hem de kuskularindan kurtulacak. Böyle bir durumda Taliban ve Kuzey Ittifaki ile “ulusal” maskeleri olmadan karsilasak ve bu terörist düsmanlarla savasmak için ayaklanacak. Ne Birlesik Devletler ne de herhangi baska bir güç Afgan halkini köktencilerin zincirlerinden kurtarmak istemiyor. Yalnizca Afgan halki Afganistan’in özgür olmasini saglayabilir. Bir düsmani yenmek için bir digerine bel baglamak sadece Kuzey Ittifaki’nin ve efendilerinin halkimizin boynundaki ipleri germelerine yarayan yanlis bir politikadir.
Kanli ve Hain Cihadi Yillara Ait Bazi Belgeler [Some Documents of the Bloody and Traitorous Jehadi Years] isimli kitabi yayimlayarak RAWA son otuz yilin savas suçlularinin maskelerinin düsürülmesi ve cezalarini bulmasi için küçük bir adim daha atti. Ama burada durmayacagiz. Parlamentoda oturan ve hükümete yerlesen teröristlerin sürekli tehditleri karsisinda yilmayacagiz; entelektüellerin pasifliklerine ve uzlasmaci tutumlarina ragmen, adalet sever halkimizin ve Afganistan’daki ve tüm dünyadaki örgütlerin de yardimiyla, savas suçlularini mahkemeye gönderecegiz. Milyarlarca dolara varan ulusal zararimizi onlardan talep edecegiz. Ancak o zaman kederli halkimizin adalet ve demokrasi istegi karsilanmis olacak.
* Afgan Kadinlarinin Devrimci Birligi (RAWA) www.rawa.org
(zmag/turkey den alintilanmistir.)
|